Tuğçe Turanlar

  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Hizmetler
    • Bireysel Terapi
    • Çift Terapisi
    • EMDR Terapisi
  • Konular
    • İlişkiler ve Bağlanma
    • Kaygı ve Anksiyete
    • Travma ve Bedensel Bellek
    • Psikanalitik Düşünce
  • Podcast
  • İletişim

Tuğçe Turanlar

  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Hizmetler
    • Bireysel Terapi
    • Çift Terapisi
    • EMDR Terapisi
  • Konular
    • İlişkiler ve Bağlanma
    • Kaygı ve Anksiyete
    • Travma ve Bedensel Bellek
    • Psikanalitik Düşünce
  • Podcast
  • İletişim
  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Hizmetler
    • Bireysel Terapi
    • Çift Terapisi
    • EMDR Terapisi
  • Konular
    • İlişkiler ve Bağlanma
    • Kaygı ve Anksiyete
    • Travma ve Bedensel Bellek
    • Psikanalitik Düşünce
  • Podcast
  • İletişim
featured_image

Zor Zamanlarda Psikolojik Dayanıklılık

Yazar: Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar16 Kasım 2024 İlişkiler ve Bağlanma0 Yorum
Psikolojik dayanıklılık, insanın zorlayıcı yaşam olayları karşısında hiç etkilenmemesi anlamına gelmez. Aksine, kayıp, stres, belirsizlik, hastalık, ayrılık ya da travmatik deneyimler karşısında sarsılsa bile zamanla yeniden denge kurabilme kapasitesidir. Bu nedenle dayanıklılık “hep güçlü olmak” değildir. Bazen ağlamak, yorulmak, durmak, destek istemek ve olan biteni anlamaya çalışmak da...
Devamı
featured_image

Kumar Bağımlılığı Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir

Yazar: Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar12 Kasım 2024 İlişkiler ve Bağlanma0 Yorum
Kumar bağımlılığı, bireylerin hayatını ciddi şekilde etkileyen, kontrolsüz kumar oynama davranışı ile karakterize edilen bir bozukluktur. DSM-5’te “Madde ile İlişkili Olmayan Bozukluklar” kategorisinde yer alması, bu durumun bağımlılık spektrumunda değerlendirildiğini göstermektedir. Bu yazıda kumar bağımlılığının belirtilerinden, nedenlerinden ve tedavi yöntemlerinden detaylı bir şekilde...
Devamı
featured_image

Mahşerin Dört Atlısı – İlişkileri Yıpratan Davranışlar

Yazar: Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar9 Kasım 2024 İlişkiler ve Bağlanma0 Yorum
İlişkilerde anlaşmazlıklar (mahşerin dört atlısı), duygusal kopukluklar ve çatışmalar zamanla sevgi dolu bağları zayıflatabilir. Gottman Çift Terapisi, bilimsel temellere dayalı yaklaşımlarıyla, çiftlerin ilişkilerini daha derin, sağlıklı ve tatmin edici bir hale getirmelerine yardımcı olmayı hedefler. Bu terapi yöntemi, Dr. John ve Julie Gottman’ın 40 yılı aşkın süredir yürüttükleri kapsamlı...
Devamı
featured_image

Duygudurum Bozukluğu Nedir

Yazar: Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar5 Kasım 2024 İlişkiler ve Bağlanma0 Yorum
Duygudurum bozukluğu, kişinin duygu durumunda sürekli veya tekrarlayan değişiklikler yaşamasına neden olan zihinsel sağlık sorunudur. Bu bozukluk, kişinin günlük yaşamını olumsuz yönde etkiler ve işlevselliğini azaltır. Duygudurum Bozukluğu Çeşitleri Nelerdir Duygudurum bozukluklarının başlıca çeşitleri şunlardır: Depresif Bozukluklar: Major depresif bozukluk ve kalıcı depresif bozukluk...
Devamı
featured_image

Psikodinamik Psikoterapi Nedir?

Yazar: Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar25 Ağustos 2024 Bilinçdışı Süreçler, Psikanalitik Düşünce0 Yorum
Psikodinamik psikoterapi, kişinin bugünkü duygu, düşünce, ilişki ve davranış örüntülerini anlamaya çalışan bir psikoterapi yaklaşımıdır. Bu yaklaşımda yalnızca görünen belirtilere değil; kişinin iç dünyasına, bilinçdışı süreçlerine, geçmiş ilişkilerinin bugüne nasıl yansıdığına ve tekrar eden duygusal döngülere odaklanılır. Bazen kişi hayatında benzer ilişkileri tekrar ettiğini, aynı tür...
Devamı
featured_image

Terapiye Başlamak Neden Zor Gelir?

Yazar: Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar13 Ağustos 2024 İlişkiler ve Bağlanma0 Yorum
Terapiye başlamak çoğu zaman yalnızca bir uzmandan randevu almak değildir. Bazen insan uzun süre kendi içinde taşıdığı bir şeyi ilk kez bir başkasının karşısında söyleyecek olmanın ağırlığını hisseder. “Ne anlatacağım?”, “Nereden başlayacağım?”, “Bunlar gerçekten terapiye gitmek için yeterli mi?”, “Ya anlatırken saçma gelirse?” gibi sorular terapiye başlamadan önce zihinde dolaşabilir. Bu...
Devamı
featured_image

Ne Hissettiğini Bilememek: Aleksitimi Nedir?

Yazar: Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar13 Ağustos 2024 İlişkiler ve Bağlanma, Kaygı ve Anksiyete, Travma ve Bedensel Bellek0 Yorum
Bazen insan üzgün mü, öfkeli mi, kırgın mı yoksa yalnız mı olduğunu ayırt etmekte zorlanır. İçeride bir şey vardır; bedende ağırlık, boğazda düğüm, göğüste sıkışma ya da zihinde huzursuzluk hissedilir. Ama bu duygunun adı bir türlü konamaz. Bu durum yalnızca “kendini iyi ifade edememek ya da ne hissettiğini bilememek” değildir. Bazı kişiler duygularını fark etmekte, adlandırmakta ve...
Devamı
featured_image

Psikoterapi ve Koçluk Arasındaki Fark Nedir?

Yazar: Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar10 Ağustos 2024 İlişkiler ve Bağlanma0 Yorum
Psikoterapi ve koçluk arasındaki farkları anlamak, kişisel gelişim, mental sağlık veya profesyonel gelişim arayışında olan bireyler için oldukça önemlidir. Her iki alan da bireylerin hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olmayı amaçlasa da, yaklaşımları, yöntemleri ve altında yatan felsefeleri önemli ölçüde farklıdır. Psikoterapi Psikoterapi, genellikle konuşma terapisi olarak da bilinir. Duygusal...
Devamı
featured_image

Narsist bir Yönetici ile Çalışmak

Yazar: Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar20 Haziran 2024 İlişkiler ve Bağlanma0 Yorum
Narsist yönetici ile çalışmak, kişinin yalnızca iş yüküyle değil; sürekli eleştiri, kontrol, değersizleştirme ve belirsizlikle de baş etmek zorunda kalmasına neden olabilir. Böyle bir iş ortamında emeğinizin görülmemesi, küçük hataların büyütülmesi ya da ne yaparsanız yapın yeterli hissedememek zamanla yoğun stres, kaygı, tükenmişlik ve değersizlik duygusu yaratabilir. Günlük...
Devamı
featured_image

Kuşkuculuk  Şeması

Yazar: Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar19 Haziran 2024 İlişkiler ve Bağlanma, Travma ve Bedensel Bellek0 Yorum
Kuşkuculuk şeması, bireyin başkalarının onu kasıtlı olarak inciteceğine, kötüye kullanacağına, aşağılayacağına, aldatacağına veya sömüreceğine dair sürekli bir beklenti içinde olması durumudur. Bu şemaya sahip kişiler, başkalarının niyetlerinden sürekli olarak şüphe duyarlar ve genellikle ilişkilerinde güven problemi yaşarlar. Belirtiler ve Davranışlar Başkalarına karşı sürekli bir...
Devamı
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9

Aldatma sonrası güvenin yeniden kurulması, yalnızc Aldatma sonrası güvenin yeniden kurulması, yalnızca “özür dilemekle” mümkün olmaz. Özür önemli olabilir; fakat asıl belirleyici olan, aldatan kişinin kendi davranışını gerçekten anlamaya çalışıp çalışmadığıdır.
“Ama sen de…” diye başlayan savunmalar, aldatılan kişinin tepkisini abartılı bulmak ya da ilişki sorunlarını aldatmanın gerekçesi gibi sunmak, onarımı zorlaştırır.
Çünkü güven, ancak sorumluluğun gerçekten alındığı bir yerde yeniden kurulabilir.
Bu konuyu daha ayrıntılı ele aldığım “Aldatma Sonrası Güven Yeniden Kurulur mu?” başlıklı yazıyı tugceturanlar.com’da okuyabilirsiniz.
🌷 
#psikoloji
Sevilmek için neden bazen sesimizi kısar, ihtiyaçl Sevilmek için neden bazen sesimizi kısar, ihtiyaçlarımızı geri çeker, kendimizden vazgeçeriz?
Bu bölümde Küçük Deniz Kızı masalını; İngiliz Psikanalist Winnicott’ın gerçek/sahte benlik ayrımı ve Klinik Psikolog Dana Crowley Jack’in kendini susturma kavramı üzerinden ele alıyoruz. 
Çünkü bazen mesele aşk için fedakârlık değil; sevilmek uğruna kendi sesini kaybetmektir.
Yeni bölüm Spotify ve Apple Podcasts’te.
Yeni bölümlerden haberdar olmak için Seans Odası Sakinleri podcastini takip edebilirsiniz ❤️
#podcast #psikoloji
Travmatik bir deneyimi anlatmak neden iyileştirir? Travmatik bir deneyimi anlatmak neden iyileştirir?
Bu sorunun cevabı, “konuşmak iyi gelir”den çok daha derine gidiyor.
Psikanalitik perspektiften bakıldığında anlatı; zihnin ham halde tuttuğu, henüz tam olarak işleyemediği deneyimi daha düşünülebilir bir forma sokma girişimidir.
Adı konulamayan şey her zaman yok olmaz. Bazen semptom olarak, beden tepkisi olarak ya da ilişkilerde tekrar eden örüntüler olarak kendini göstermeye devam eder.
Anlatmak, bu döngüyü fark etmeye ve yaşanan deneyime başka bir yerden bakmaya yardım edebilir.
Ama iyileştirici olan yalnızca anlatmak değildir. Güvenli, duyulduğunuz ve yargılanmadığınız bir ilişki içinde anlatabilmektir.
#psikoloji
Bazı duygular yalnızca geçip gitmez; ilişkilerimiz Bazı duygular yalnızca geçip gitmez; ilişkilerimizde, seçimlerimizde, tekrar eden döngülerimizde iz bırakır.
Seans Odası Sakinleri’nde, bireysel terapi ve çift terapisi alanında çalışan bir klinik psikolog olarak insanın iç dünyası, ilişkileri ve kendini anlama yolculuğu üzerine düşüncelerimi paylaşıyorum.
Bazen bir ilişkinin içindeki görünmeyen döngülere, bazen travmanın bugüne bıraktığı izlere, bazen de çocukluktan taşınan bağlanma biçimlerine bakıyoruz.
Jung, Freud, çağdaş psikanalitik düşünce, masallar, filmler ve gündelik hayattan tanıdık duygular bu yolculukta bize eşlik ediyor.
🎙️ Seans Odası Sakinleri’ni Spotify, Apple Podcasts ve diğer podcast platformlarında dinleyebilirsiniz 🤍
“İçimizde olup biteni bilinçli hale getirmediğimiz “İçimizde olup biteni bilinçli hale getirmediğimizde, onu dış dünyada kaderimizmiş gibi yaşarız.” - Jung
Bazen benzer ilişkilere çekilir, benzer insanlara öfkelenir, benzer durumlarda geri çekilir ya da aynı tür hayal kırıklıklarını farklı sahnelerde yeniden yaşarız. Dışarıdan bakıldığında bütün bunlar şanssızlık, kader ya da hayatın bize hazırladığı bir tekrar gibi görünebilir. Oysa dış dünyada sürekli karşımıza çıkan şey, bazen içimizde henüz fark edilmemiş olanın izidir.
Bilinçdışı, yalnızca bastırılmış anılardan ya da unutulmuş deneyimlerden oluşmaz. Çocuklukta geliştirdiğimiz savunmalar, ilişkiler içinde öğrendiğimiz roller, kendimize dair inançlarımız, korkularımız, arzularımız ve gölgede kalan yanlarımız da bilinçdışının parçalarıdır. 
Örneğin “Ben hep terk ediliyorum” diye düşündüğünüzde, farkında olmadan terk edilmeyi bekleyen, yakınlığı tehdit gibi algılayan ya da ilişkilerde kendinizi sürekli aynı mesafeye yerleştiren bir iç düzenekle hareket ediyor olabilirsiniz. 
Bu yaşadığınız acının gerçek olmadığı anlamına gelmez. Tam tersine, acının yalnızca dış koşullardan değil, içsel tekrar örüntülerinden de beslendiğini gösterir. Elbette her şeyin nedeni bilinçdışı değildir. Toplumsal koşullar, travmalar, kayıplar, ekonomik gerçekler ve başkalarının davranışları yaşamımız üzerinde gerçek bir etkiye sahiptir.
Fark edilmeyen duygu çoğu zaman davranışa dönüşür. Kabul edilmeyen öfke pasif saldırganlık olarak ortaya çıkabilir. Tanınmayan değersizlik hissi sürekli onay arayışına dönüşebilir. Yüzleşilmeyen korku ise kontrol ihtiyacı olarak ilişkilerimize sızabilir. 
Bilinçli hale getirmek, yalnızca zihinsel olarak “anlamak” değildir. Kendi iç dünyamızı gözlemleyebilmek, duygularımıza isim verebilmek, tetiklendiğimiz anları fark edebilmek ve eski tepkilerimizle bugünkü gerçekliği ayırt edebilmektir. 
Terapi de çoğu zaman tam olarak bu alanda çalışır: kader sandığımız tekrarları psikolojik bir dile çevirmek. İç dünyamızı tanımaya başladığımızda dış dünya tamamen değişmeyebilir. Ancak biz, aynı dünyaya aynı bilinçdışı zorunluluklarla cevap vermek zorunda kalmayız. 🌷
Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar
#psikoloji
Hiç ilk görüşte aşık oldunuz mu?
Bazen birine gerç Hiç ilk görüşte aşık oldunuz mu?
Bazen birine gerçekten değil, onun üzerindeki kendi hayalimize, özlemimize ya da eksik kalan bir parçamıza tutuluruz. Jung’a göre aşkın ilk dönemindeki bu büyülenmede projeksiyon önemli bir rol oynar; karşımızdaki kişiyi olduğu gibi değil, içimizde taşıdığımız imgeyle birlikte görürüz.
Bu bölümde aşkı, projeksiyonu, anima-animus kavramlarını ve Her filmi üzerinden kurduğumuz o ilk büyülenmenin neden bu kadar güçlü olduğunu anlatıyorum.
Bu sorunun cevabını Jung’un kavramları üzerinden daha derinlemesine dinlemek isterseniz, profildeki linkten Seans Odası Sakinleri podcastine ulaşabilirsiniz. Bölümü Apple Podcasts ve Spotify üzerinden dinleyebilirsiniz 🩵
#podcast #psikoloji
Instagram'da takip et

  • KVKK Aydınlatma Metni
  • Web Sitesi Aydınlatma Metni
  • Çerez Politikası
  • uzmanpsikologtugceturanlar@gmail.com
  • 0532 053 39 92 WhatsApp üzerinden ulaşabilirsiniz

Adres

Kuloğlu Mah. Ağa Hamamı Sok. Yasemin Apt. No:14 D:1 Beyoğlu / İstanbul

Bu internet sitesinin içeriği ve uygulamaları, sadece bilgilendirme ve eğitim amaçlı olup, herhangi bir şekilde tıbbi öneri verme veya herhangi bir danışan sağlama amacı ile oluşturulmamıştır. Sitemizde yer alan alıntı ve görüşler açıkça belirtilmediği takdirde resmi görüşlerini yansıtmamaktadır.