Tuğçe Turanlar

  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Hizmetler
    • Bireysel Terapi
    • Çift Terapisi
    • EMDR Terapisi
  • Konular
    • İlişkiler ve Bağlanma
    • Kaygı ve Anksiyete
    • Travma ve Bedensel Bellek
    • Psikanalitik Düşünce
  • Podcast
  • İletişim

Tuğçe Turanlar

  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Hizmetler
    • Bireysel Terapi
    • Çift Terapisi
    • EMDR Terapisi
  • Konular
    • İlişkiler ve Bağlanma
    • Kaygı ve Anksiyete
    • Travma ve Bedensel Bellek
    • Psikanalitik Düşünce
  • Podcast
  • İletişim
  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Hizmetler
    • Bireysel Terapi
    • Çift Terapisi
    • EMDR Terapisi
  • Konular
    • İlişkiler ve Bağlanma
    • Kaygı ve Anksiyete
    • Travma ve Bedensel Bellek
    • Psikanalitik Düşünce
  • Podcast
  • İletişim
featured_image

Kendini Tanıma Rehberi: 7 Günlük Kendine Dönüş

24 Eylül 2025 Yazar: Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar İlişkiler ve Bağlanma 0 Yorum

Kendini tanıma rehberi, duygularını, ihtiyaçlarını, sınırlarını ve iç sesini daha yakından fark etmek isteyenler için hazırlanmış 7 günlük bir farkındalık çalışmasıdır. Bu rehber, günlük yaşamın yoğunluğu içinde kendine kısa bir alan açmak, iç dünyanı daha şefkatli bir yerden dinlemek ve küçük egzersizlerle kendinle yeniden temas kurmak için hazırlandı.

Hayatın temposu içinde çoğu zaman kendimizi gerçekten duymadan ilerliyoruz. Yapılacaklar listeleri, ilişkiler, sorumluluklar, beklentiler ve gündelik koşuşturma arasında “Ben aslında nasılım?” sorusu geri planda kalabiliyor.

Oysa insanın zaman zaman kendine dönmeye ihtiyacı vardır. Kendine dönüş; dışarıdaki beklentilerden bir anlığına uzaklaşıp iç dünyaya bakmak, duyguları fark etmek, bedeni dinlemek ve kişinin kendi ihtiyaçlarıyla yeniden temas kurması anlamına gelir.

Bu nedenle 7 Gün 7 Adım: Kendine Dönüş Rehberini hazırladım. Amacım, herkesin günlük hayatına kolayca uyarlayabileceği kısa ama etkili egzersizlerle kendine biraz daha yaklaşabilmesine destek olmak.

Bu rehber bir terapi değildir ve terapi yerine geçmez. Ancak psikolojik farkındalığı artıran, yazma ve düşünme egzersizleriyle kişinin kendi iç dünyasına daha şefkatli bir yerden bakmasına yardımcı olan bir başlangıç alanı sunar.

Kendini tanıma rehberi, bu nedenle kısa ama düzenli bir içe bakış alanı oluşturmak isteyenler için sade ve uygulanabilir bir yol arkadaşı olarak düşünülebilir.

Kendini Tanıma Rehberi Neden Önemlidir?

Kendine dönüş, kişinin yalnızca ne yaptığını değil, nasıl hissettiğini de fark etmesidir. Günlük yaşamda çoğu zaman otomatik pilotta hareket ederiz. İşlerimizi yapar, mesajlara cevap verir, sorumluluklarımızı yerine getiririz. Fakat bu sırada iç dünyamızda neler olup bittiğini fark etmeyebiliriz.

Bazen yorgun olduğumuzu geç anlarız. Bazen kırıldığımızı bastırırız. Bazen sınırlarımızın aşıldığını fark etsek bile bunu dile getirmekte zorlanırız. Bazen de içimizdeki eleştirel ses o kadar güçlü konuşur ki kendi ihtiyaçlarımızı duymakta zorlanırız.

Bu rehber, bu otomatik gidişi kısa bir süreliğine durdurur ve şu sorulara alan açar:

“Şu an gerçekten ne hissediyorum?”
“Bedenim bana ne anlatıyor?”
“Neye ihtiyacım var?”
“Kendime nasıl davranıyorum?”
“Hangi sınırlarımı korumam gerekiyor?”
“İçimdeki küçük, kırılgan ya da yorgun yan ne duymaya ihtiyaç duyuyor?”

Bu sorular basit görünebilir. Ancak düzenli sorulduğunda kişinin kendisiyle kurduğu ilişkiyi derinleştirebilir.

Kendine Dönüş Rehberi Nedir?

7 Gün 7 Adım: Kendine Dönüş Rehberi, her gün için kısa bir açıklama, uygulanabilir bir egzersiz ve yönlendirici sorulardan oluşan bir farkındalık rehberidir.

Rehberin amacı, kişinin kendini analiz etmek için saatler ayırması değil; günde yalnızca 10–15 dakika içinde kendi iç dünyasına daha dikkatli bakabilmesidir.

Rehber şu alanlara odaklanır:

Duyguları fark etmek.
Bedensel duyumları dinlemek.
İç eleştirmeni tanımak.
Güçlü yanları hatırlamak.
Sınır koyma deneyimini anlamak.
İçindeki kırılgan çocuk yanına şefkatle yaklaşmak.
Gelecek benliğe niyet belirlemek.

Bu yönüyle kendini tanıma rehberi, kişinin duygularını düzenlemesine, ihtiyaçlarını fark etmesine ve kendisiyle daha yumuşak bir ilişki kurmasına yardımcı olacak küçük adımlar sunar.

Bu Farkındalık Rehberinde Seni Neler Bekliyor?

Bu rehberi bir yol arkadaşı gibi düşünebilirsin. Her gün yalnızca tek bir tema üzerinde durur. Böylece kendini zorlamadan, sindire sindire ilerleyebilirsin.

Rehberin içinde şunlar yer alır:

Günlük küçük adımlar: Her gün için tek bir tema ve kısa bir uygulama bulunur. Amaç yoğun ve yorucu bir çalışma yapmak değil, küçük ama düzenli farkındalık alanları açmaktır.

Yazma egzersizleri: Rehberdeki çalışmaların önemli bir kısmı yazmaya dayanır. Yazmak, zihinde dağınık duran düşünceleri görünür hale getirir ve kişinin kendi iç sesini daha net duymasına yardımcı olabilir.

Duygu ve beden farkındalığı: Bazı egzersizler duyguların bedendeki izlerine odaklanır. Çünkü duygular yalnızca zihinsel değil, bedensel olarak da deneyimlenir.

Kişisel not alanları: Rehberde kendine ait cümleleri, sembolleri, çizimleri ya da farkındalıkları yazabileceğin alanlar bulunur. Böylece çalışma sana özel hale gelir.

Terapötik yaklaşımlardan ilham alan yapı: Rehber; şema terapi, EMDR, farkındalık temelli yaklaşımlar ve pozitif psikolojiden ilham alınarak hazırlanmıştır.

Bu nedenle kendini tanıma rehberi, yoğun ve yorucu bir çalışma değil; küçük adımlarla ilerleyen sade bir farkındalık süreci olarak tasarlandı.

7 Günlük Kendini Tanıma Yolculuğu

Bu rehber 7 gün boyunca her gün farklı bir içsel temaya odaklanır. Her günün amacı, kendine biraz daha dikkatli, şefkatli ve meraklı bir yerden bakabilmektir.

1. Gün: Kendine Bakışın

İlk günün teması kendine bakmak. Günlük yaşamda çoğu zaman kendimizi dışarıdan görmeden, yalnızca görevleri tamamlamaya çalışarak ilerleriz. Bu nedenle ilk adım, kendini yargılamadan gözlemlemektir.

Bugünün temel sorusu şudur:

“Bugün ben nasılım?”

Bu soru basit görünse de güçlüdür. Çünkü kişinin kendi ruh halini, bedenini, yorgunluğunu, ihtiyaçlarını ve içsel tonunu fark etmesine alan açar.

Bu egzersiz, gözlemci yanını harekete geçirir. Şema terapi diliyle söylersek, kişinin sağlıklı yetişkin yanını güçlendirmeye yardımcı olabilir. Sağlıklı yetişkin yan, iç dünyaya daha sakin, düzenleyici ve şefkatli bir yerden bakabilen tarafımızdır.

2. Gün: Duyguların Haritası

İkinci gün, duyguların bedendeki izlerine odaklanır. Çünkü duygular yalnızca zihnimizde değil, bedenimizde de yaşanır.

Kaygı midede sıkışma gibi hissedilebilir.
Öfke göğüste basınç ya da çenede gerginlik yaratabilir.
Üzüntü boğazda düğüm gibi hissedilebilir.
Huzur daha geniş bir nefesle kendini gösterebilir.

Bu günün egzersizi, duygularına isim vermeni ve onları bedeninde nerede hissettiğini fark etmeni sağlar.

Amaç duyguyu hemen çözmek ya da değiştirmek değildir. İlk adım yalnızca fark etmektir:

“Bu duygu bedenimde nerede?”
“Bana ne anlatmaya çalışıyor?”
“Bu duyguyu bastırmadan fark edebilir miyim?”

Duyguların haritasını çıkarmak, kişinin kendisiyle daha fazla temas kurmasına yardımcı olur.

3. Gün: İç Sesini Resmet

Üçüncü gün, iç sesine odaklanır. Hepimizin içinde zaman zaman eleştiren, suçlayan, zorlayan ya da yeterli olmadığımızı söyleyen bir ses olabilir.

Bu ses bazen şöyle konuşur:

“Yeterince iyi değilsin.”
“Daha fazlasını yapmalısın.”
“Bunu da beceremedin.”
“Hayır dersen bencil olursun.”
“Duygusal davranıyorsun.”

Şema terapide bu tür içsel sesler, eleştiren ya da cezalandırıcı ebeveyn modlarıyla ilişkilendirilebilir. Bu seslerin farkına varmak, onlarla özdeşleşmeden mesafe kurmanın ilk adımıdır.

Bugünkü çalışmada, bu iç sesi yazıya döker ve ardından sağlıklı yetişkin yanından ona cevap vermeyi denersin.

Amaç iç sesi tamamen yok etmek değildir. Amaç, onun hayatını yönetmesine izin vermeden daha şefkatli, gerçekçi ve destekleyici bir iç ses geliştirmektir.

4. Gün: Güçlü Yanlarının Kolajı

Dördüncü gün, güçlü yanlarını hatırlamaya ayrılır. İnsan zihni çoğu zaman eksiklere, hatalara ve yapılmamış şeylere odaklanır. Oysa herkesin yaşamında onu ayakta tutan, dirençli kılan ve güçlendiren yanlar vardır.

Bu bölümde kendine şu soruları sorarsın:

“Zor zamanlarda beni ne ayakta tuttu?”
“Hangi özelliklerimle bugüne geldim?”
“Kendimde takdir edebileceğim ne var?”
“Hangi anılar bana gücümü hatırlatıyor?”

Güçlü yanları fark etmek, sorunları yok saymak anlamına gelmez. Daha çok, kişinin kendini yalnızca eksikleri üzerinden değil, kaynakları üzerinden de görebilmesidir.

Bu egzersizde güçlü anılarını, kelimelerle, sembollerle ya da küçük çizimlerle temsil edebilirsin. Böylece zihninde bir güç kolajı oluşturursun.

5. Gün: “Hayır” Günlüğü

Beşinci günün teması sınır koymak. Sınır koymak, ilişkilerde güvenli ve sağlıklı bir alan yaratmanın temel parçalarından biridir. Ancak birçok kişi “hayır” dediğinde suçluluk, kaygı ya da reddedilme korkusu yaşayabilir.

Bu nedenle hayır demek bazen yalnızca bir kelime söylemekten çok daha fazlasıdır. Kişinin kendi ihtiyacını fark etmesi, karşı tarafın tepkisine dayanabilmesi ve ilişkiyi kaybetmeden sınır koyabileceğine inanması gerekir.

Bugünkü egzersizde bir “hayır” deneyimini yazarsın.

Şu sorulara bakabilirsin:

“Neye hayır demek istedim?”
“Neden zorlandım?”
“Hayır dersem ne olacağından korktum?”
“Kendi sınırımı korusaydım ne değişirdi?”
“Daha sağlıklı bir sınır cümlesi nasıl kurulabilirdi?”

Sınır koymak bencillik değildir. Sağlıklı sınırlar, hem kişinin kendisini hem de ilişkilerini korur.

6. Gün: Küçük Çocuğa Mektup

Altıncı gün, içindeki kırılgan çocuk yanına şefkatle yaklaşmaya ayrılır. Hepimizin içinde geçmişten gelen, görülmek, duyulmak, korunmak ya da sevilmek isteyen yanlar olabilir.

Bazen bugünkü kırgınlıklarımız, geçmişte yeterince duyulmamış bir yanımızı tetikler. Bazen küçük bir eleştiri, eski bir değersizlik hissini canlandırır. Bazen terk edilme korkusu, bugünkü ilişkiden çok daha eski bir yalnızlıkla ilişkilidir.

Şema terapi bu kırılgan yanları “çocuk modları” üzerinden açıklar. Bu rehberdeki çalışma, o küçük yanına yetişkin halinden bir mektup yazmanı önerir.

Bu mektupta şu cümlelere alan açabilirsin:

“Seni görüyorum.”
“O zaman yalnız kalmış olabilirsin.”
“Bugün seni daha iyi duyabilirim.”
“Senin suçun değildi.”
“Artık yanında daha güçlü bir yetişkin yan var.”

Bu egzersizin amacı geçmişi değiştirmek değil, geçmişten gelen kırılgan yanla bugün daha şefkatli bir bağ kurmaktır.

7. Gün: Gelecek Benliğe Niyet

Yedinci gün, yolculuğu geleceğe taşır. Kendini tanıma yalnızca geçmişe bakmak değildir; aynı zamanda gelecekte nasıl yaşamak istediğini fark etmektir.

Bu bölümde, rehber boyunca fark ettiğin duygu, ihtiyaç, sınır, güçlü yan ve iç sesleri düşünerek gelecek benliğine bir niyet yazarsın.

Şu sorular yardımcı olabilir:

“Bu 7 gün bana ne gösterdi?”
“Kendimle ilişkimde neyi değiştirmek istiyorum?”
“Hangi ihtiyacımı daha fazla duymak istiyorum?”
“Hangi sınırı korumaya niyet ediyorum?”
“Gelecek benliğime ne söylemek isterim?”

Niyet belirlemek, mükemmel bir değişim planı yapmak değildir. Daha çok kendine küçük ama anlamlı bir yön vermektir.

Kendini Tanıma Rehberi Kimler İçin Uygun?

Bu rehber, kendine zaman ayırmak ve iç dünyasını daha yakından tanımak isteyen herkes için hazırlanmıştır. Ancak özellikle şu durumlarda daha anlamlı olabilir:

Kendini sık sık eleştirenler.
İç sesini yumuşatmak isteyenler.
Duygularını tanımakta zorlananlar.
Sınır koymakta güçlük çekenler.
“Hayır” dediğinde suçluluk duyanlar.
Geçmişten gelen kırılgan yanlarıyla daha şefkatli ilişki kurmak isteyenler.
Kendine şefkat göstermeyi öğrenmek isteyenler.
Günlük hayatında kısa farkındalık alanları açmak isteyenler.
Yazma egzersizleriyle kendini keşfetmek isteyenler.

Kendini tanıma rehberi, özellikle kendini sık eleştiren, sınır koymakta zorlanan ve duygularını daha iyi tanımak isteyen kişiler için destekleyici olabilir.

Bu maddelerden biri bile sana tanıdık geliyorsa, rehber 7 gün boyunca kendinle daha sakin, daha meraklı ve daha şefkatli bir ilişki kurmana eşlik edebilir.

Kendine Dönüş Rehberinden Nasıl Yararlanabilirsin?

Bu rehberin amacı seni zorlamak değil, küçük ve uygulanabilir adımlarla farkındalık kazandırmaktır. Yine de egzersizlerden daha fazla yararlanmak için bazı öneriler yardımcı olabilir.

Sessiz bir alan yarat: Her gün 10–15 dakikalık kısa bir zaman ayırman yeterlidir. Telefonu bir süreliğine uzaklaştırmak ve kendine küçük bir alan açmak çalışmayı derinleştirebilir.

Egzersizleri yazılı yap: Yazmak, zihindeki düşünceleri somutlaştırır. Duyguları yazıya dökmek, kişinin iç dünyasını daha görünür hale getirebilir.

Yargısız kalmaya çalış: Burada doğru ya da yanlış cevap yoktur. Amaç kendini değerlendirmek değil, kendini anlamaktır.

Not alanlarını kişiselleştir: Çizimler, semboller, renkler ya da kısa kelimeler kullanabilirsin. Rehberin sana ait bir defter gibi olması önemlidir.

7 gün bittikten sonra geriye dön: Yazdıklarını tekrar oku. Hangi temaların tekrar ettiğini, hangi ihtiyaçların öne çıktığını ve hangi cümlelerin sana iyi geldiğini fark et.

Kendine Dönüş Rehberi, kendini tanıma sürecini günlük hayata uyarlanabilir küçük egzersizlerle destekler.

Küçük adımlar, düzenli tekrarlandığında kişinin kendisiyle ilişkisini dönüştürebilir.

Kendine Dönüş Rehberinin Arkasındaki Psikolojik Yaklaşım

Bu rehber, psikolojide kullanılan bazı terapi ve farkındalık yaklaşımlarından ilham alınarak hazırlanmıştır.

Şema terapi, kişinin içindeki farklı yanları fark etmesine yardımcı olur. Kırılgan çocuk, eleştiren ebeveyn ve sağlıklı yetişkin gibi kavramlar, kişinin kendi iç dünyasını daha anlaşılır hale getirebilir.

EMDR, duyguların yalnızca zihinde değil, bedende de izler taşıyabileceğini vurgulayan travma odaklı bir yaklaşımdır. Rehberdeki duygu ve beden farkındalığı çalışmaları bu anlayıştan ilham alır.

Farkındalık temelli yaklaşımlar, kişinin şimdiki ana daha açık, yargısız ve dikkatli biçimde yönelmesini destekler. American Psychological Association, mindfulness meditasyonunun stresle baş etme ve iyi oluş üzerinde olumlu etkileri olabileceğini belirtir.

Pozitif psikoloji, kişinin yalnızca sorunlarına değil, güçlü yanlarına, kaynaklarına ve umut duygusuna da odaklanır. Rehberdeki güçlü yanlar ve gelecek benliğe niyet çalışmaları bu bakış açısıyla ilişkilidir.

Kendini Tanıma Rehberi Terapi Yerine Geçer mi?

Hayır. Kendine Dönüş Rehberi bir terapi değildir ve terapi yerine geçmez. Kendini tanıma, farkındalık kazanma ve günlük yaşamda küçük içsel molalar verme amacı taşır.

Yoğun travma belirtileri, ağır depresyon, panik ataklar, kendine zarar verme düşünceleri, yeme sorunları, ilişkilerde şiddet ya da işlevsellikte belirgin bozulma yaşıyorsan, bir ruh sağlığı uzmanından bireysel destek almak önemlidir.

Kendini tanıma rehberi profesyonel terapi yerine geçmez; ancak kişinin kendisiyle daha bilinçli ve şefkatli temas kurmasına yardımcı olabilir.

Bu rehber, profesyonel desteğin yerine değil; kişinin kendisiyle daha şefkatli bir temas kurmasına yardımcı olabilecek tamamlayıcı bir farkındalık alanı olarak düşünülmelidir.

Rehberin içinde her gün için kısa açıklamalar, egzersizler, yönlendirici sorular ve not alanları yer alıyor.

Kendine Dönüş Rehberini ücretsiz indirerek 7 günlük farkındalık yolculuğuna başlayabilirsin.

👉 Buradan rehberi indir

Bu çalışmayı bilgisayarına veya telefonuna indirebilir, dilersen çıktısını alarak defter gibi doldurabilirsin.

Son Söz

Kendine dönüş bir varış noktası değil, yaşam boyu süren bir süreçtir. Bazen yalnızca birkaç dakika durmak, bir duyguyu adlandırmak, iç sese mesafe koymak ya da küçük bir sınırı fark etmek bile önemli bir başlangıç olabilir.

Kendine Dönüş Rehberini, kendinle yeniden temas kurmak için küçük bir kapı gibi düşünebilirsin. Büyük değişimler çoğu zaman küçük ve düzenli adımlarla başlar.

Kendi iç dünyana daha şefkatli, daha meraklı ve daha dikkatli bir yerden bakman dileğiyle.

Sevgiler,
Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar

Ek kaynak: Farkındalık çalışmaları ve mindfulness meditasyonu hakkında daha fazla bilgi için American Psychological Association – Mindfulness Meditation sayfasına bakılabilir.

EMDR Psikodinamik Psikoterapi
Önceki
Sonraki

İlgili Makaleler

Aldatma Sonrası Güven: Eskisi Gibi Olmak Mümkün mü?
Aldatma Sonrası Güven: Eskisi Gibi Olmak Mümkün mü?
16 Mayıs 2026

Aldatıldığını öğrenen bir kişi önce şok yaşar. Ardından sorular...

Devamı
Depresyondaki Partnerime Nasıl Yardım Edebilirim?
Depresyondaki Partnerime Nasıl Yardım Edebilirim?
22 Ocak 2025

Depresyondaki Partnerime Nasıl Yardım Edebilirim? Depresyon, kişinin ruh halini,...

Devamı
İnsanlar Değişir mi? Romantik İlişkilerde Değişimin Rolü
İnsanlar Değişir mi? Romantik İlişkilerde Değişimin Rolü
11 Şubat 2025

İnsanların gerçekten değişip değişemeyeceği, psikoloji alanında uzun süredir...

Devamı
Toksik İlişkilerde Sınır Koymak Neden Zordur?
Toksik İlişkilerde Sınır Koymak Neden Zordur?
26 Mayıs 2025

İlişkilerinizde sürekli kendinizden ödün verdiğinizi, ancak karşılığında sadece...

Devamı

Aldatma sonrası güvenin yeniden kurulması, yalnızc Aldatma sonrası güvenin yeniden kurulması, yalnızca “özür dilemekle” mümkün olmaz. Özür önemli olabilir; fakat asıl belirleyici olan, aldatan kişinin kendi davranışını gerçekten anlamaya çalışıp çalışmadığıdır.
“Ama sen de…” diye başlayan savunmalar, aldatılan kişinin tepkisini abartılı bulmak ya da ilişki sorunlarını aldatmanın gerekçesi gibi sunmak, onarımı zorlaştırır.
Çünkü güven, ancak sorumluluğun gerçekten alındığı bir yerde yeniden kurulabilir.
Bu konuyu daha ayrıntılı ele aldığım “Aldatma Sonrası Güven Yeniden Kurulur mu?” başlıklı yazıyı tugceturanlar.com’da okuyabilirsiniz.
🌷 
#psikoloji
Sevilmek için neden bazen sesimizi kısar, ihtiyaçl Sevilmek için neden bazen sesimizi kısar, ihtiyaçlarımızı geri çeker, kendimizden vazgeçeriz?
Bu bölümde Küçük Deniz Kızı masalını; İngiliz Psikanalist Winnicott’ın gerçek/sahte benlik ayrımı ve Klinik Psikolog Dana Crowley Jack’in kendini susturma kavramı üzerinden ele alıyoruz. 
Çünkü bazen mesele aşk için fedakârlık değil; sevilmek uğruna kendi sesini kaybetmektir.
Yeni bölüm Spotify ve Apple Podcasts’te.
Yeni bölümlerden haberdar olmak için Seans Odası Sakinleri podcastini takip edebilirsiniz ❤️
#podcast #psikoloji
Travmatik bir deneyimi anlatmak neden iyileştirir? Travmatik bir deneyimi anlatmak neden iyileştirir?
Bu sorunun cevabı, “konuşmak iyi gelir”den çok daha derine gidiyor.
Psikanalitik perspektiften bakıldığında anlatı; zihnin ham halde tuttuğu, henüz tam olarak işleyemediği deneyimi daha düşünülebilir bir forma sokma girişimidir.
Adı konulamayan şey her zaman yok olmaz. Bazen semptom olarak, beden tepkisi olarak ya da ilişkilerde tekrar eden örüntüler olarak kendini göstermeye devam eder.
Anlatmak, bu döngüyü fark etmeye ve yaşanan deneyime başka bir yerden bakmaya yardım edebilir.
Ama iyileştirici olan yalnızca anlatmak değildir. Güvenli, duyulduğunuz ve yargılanmadığınız bir ilişki içinde anlatabilmektir.
#psikoloji
Bazı duygular yalnızca geçip gitmez; ilişkilerimiz Bazı duygular yalnızca geçip gitmez; ilişkilerimizde, seçimlerimizde, tekrar eden döngülerimizde iz bırakır.
Seans Odası Sakinleri’nde, bireysel terapi ve çift terapisi alanında çalışan bir klinik psikolog olarak insanın iç dünyası, ilişkileri ve kendini anlama yolculuğu üzerine düşüncelerimi paylaşıyorum.
Bazen bir ilişkinin içindeki görünmeyen döngülere, bazen travmanın bugüne bıraktığı izlere, bazen de çocukluktan taşınan bağlanma biçimlerine bakıyoruz.
Jung, Freud, çağdaş psikanalitik düşünce, masallar, filmler ve gündelik hayattan tanıdık duygular bu yolculukta bize eşlik ediyor.
🎙️ Seans Odası Sakinleri’ni Spotify, Apple Podcasts ve diğer podcast platformlarında dinleyebilirsiniz 🤍
“İçimizde olup biteni bilinçli hale getirmediğimiz “İçimizde olup biteni bilinçli hale getirmediğimizde, onu dış dünyada kaderimizmiş gibi yaşarız.” - Jung
Bazen benzer ilişkilere çekilir, benzer insanlara öfkelenir, benzer durumlarda geri çekilir ya da aynı tür hayal kırıklıklarını farklı sahnelerde yeniden yaşarız. Dışarıdan bakıldığında bütün bunlar şanssızlık, kader ya da hayatın bize hazırladığı bir tekrar gibi görünebilir. Oysa dış dünyada sürekli karşımıza çıkan şey, bazen içimizde henüz fark edilmemiş olanın izidir.
Bilinçdışı, yalnızca bastırılmış anılardan ya da unutulmuş deneyimlerden oluşmaz. Çocuklukta geliştirdiğimiz savunmalar, ilişkiler içinde öğrendiğimiz roller, kendimize dair inançlarımız, korkularımız, arzularımız ve gölgede kalan yanlarımız da bilinçdışının parçalarıdır. 
Örneğin “Ben hep terk ediliyorum” diye düşündüğünüzde, farkında olmadan terk edilmeyi bekleyen, yakınlığı tehdit gibi algılayan ya da ilişkilerde kendinizi sürekli aynı mesafeye yerleştiren bir iç düzenekle hareket ediyor olabilirsiniz. 
Bu yaşadığınız acının gerçek olmadığı anlamına gelmez. Tam tersine, acının yalnızca dış koşullardan değil, içsel tekrar örüntülerinden de beslendiğini gösterir. Elbette her şeyin nedeni bilinçdışı değildir. Toplumsal koşullar, travmalar, kayıplar, ekonomik gerçekler ve başkalarının davranışları yaşamımız üzerinde gerçek bir etkiye sahiptir.
Fark edilmeyen duygu çoğu zaman davranışa dönüşür. Kabul edilmeyen öfke pasif saldırganlık olarak ortaya çıkabilir. Tanınmayan değersizlik hissi sürekli onay arayışına dönüşebilir. Yüzleşilmeyen korku ise kontrol ihtiyacı olarak ilişkilerimize sızabilir. 
Bilinçli hale getirmek, yalnızca zihinsel olarak “anlamak” değildir. Kendi iç dünyamızı gözlemleyebilmek, duygularımıza isim verebilmek, tetiklendiğimiz anları fark edebilmek ve eski tepkilerimizle bugünkü gerçekliği ayırt edebilmektir. 
Terapi de çoğu zaman tam olarak bu alanda çalışır: kader sandığımız tekrarları psikolojik bir dile çevirmek. İç dünyamızı tanımaya başladığımızda dış dünya tamamen değişmeyebilir. Ancak biz, aynı dünyaya aynı bilinçdışı zorunluluklarla cevap vermek zorunda kalmayız. 🌷
Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar
#psikoloji
Hiç ilk görüşte aşık oldunuz mu?
Bazen birine gerç Hiç ilk görüşte aşık oldunuz mu?
Bazen birine gerçekten değil, onun üzerindeki kendi hayalimize, özlemimize ya da eksik kalan bir parçamıza tutuluruz. Jung’a göre aşkın ilk dönemindeki bu büyülenmede projeksiyon önemli bir rol oynar; karşımızdaki kişiyi olduğu gibi değil, içimizde taşıdığımız imgeyle birlikte görürüz.
Bu bölümde aşkı, projeksiyonu, anima-animus kavramlarını ve Her filmi üzerinden kurduğumuz o ilk büyülenmenin neden bu kadar güçlü olduğunu anlatıyorum.
Bu sorunun cevabını Jung’un kavramları üzerinden daha derinlemesine dinlemek isterseniz, profildeki linkten Seans Odası Sakinleri podcastine ulaşabilirsiniz. Bölümü Apple Podcasts ve Spotify üzerinden dinleyebilirsiniz 🩵
#podcast #psikoloji
Instagram'da takip et

  • KVKK Aydınlatma Metni
  • Web Sitesi Aydınlatma Metni
  • Çerez Politikası
  • uzmanpsikologtugceturanlar@gmail.com
  • 0532 053 39 92 WhatsApp üzerinden ulaşabilirsiniz

Adres

Kuloğlu Mah. Ağa Hamamı Sok. Yasemin Apt. No:14 D:1 Beyoğlu / İstanbul

Bu internet sitesinin içeriği ve uygulamaları, sadece bilgilendirme ve eğitim amaçlı olup, herhangi bir şekilde tıbbi öneri verme veya herhangi bir danışan sağlama amacı ile oluşturulmamıştır. Sitemizde yer alan alıntı ve görüşler açıkça belirtilmediği takdirde resmi görüşlerini yansıtmamaktadır.