Tuğçe Turanlar

  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Hizmetler
    • Bireysel Terapi
    • Çift Terapisi
    • EMDR Terapisi
  • Konular
    • İlişkiler ve Bağlanma
    • Kaygı ve Anksiyete
    • Travma ve Bedensel Bellek
    • Psikanalitik Düşünce
  • Podcast
  • Farkındalık Rehberleri
  • İletişim

Tuğçe Turanlar

  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Hizmetler
    • Bireysel Terapi
    • Çift Terapisi
    • EMDR Terapisi
  • Konular
    • İlişkiler ve Bağlanma
    • Kaygı ve Anksiyete
    • Travma ve Bedensel Bellek
    • Psikanalitik Düşünce
  • Podcast
  • Farkındalık Rehberleri
  • İletişim
  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Hizmetler
    • Bireysel Terapi
    • Çift Terapisi
    • EMDR Terapisi
  • Konular
    • İlişkiler ve Bağlanma
    • Kaygı ve Anksiyete
    • Travma ve Bedensel Bellek
    • Psikanalitik Düşünce
  • Podcast
  • Farkındalık Rehberleri
  • İletişim
featured_image

Partneri Terapist Gibi Görmek | Modern İlişkiler ve Beklenti

31 Mayıs 2026 Yazar: Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar İlişkiler ve Bağlanma 0 Yorum

Partneri terapist gibi görmek, modern ilişkilerde sık karşılaşılan bir beklentidir. Esther Perel’in düşüncelerinden yola çıkarak bu beklentinin nereden geldiğine ve bizi nasıl yorduğuna bakıyoruz.

Partnerimizi Neden Terapistimiz Gibi Görüyoruz?

Gün boyu biriken kaygıyı, kırgınlığı, bir türlü çözemediğimiz bir düşünceyi eve taşırız ve çoğu zaman bunu paylaşacağımız ilk kişi partnerimiz olur. Ondan yalnızca dinlemesini değil; bizi anlamasını, sakinleştirmesini, hatta içinde bulunduğumuz karmaşaya bir anlam vermesini bekleriz. Partneri terapist gibi görmek, modern ilişkilerde sık karşılaşılan bir beklentidir. İlişki ve arzu üzerine çalışan Esther Perel, bu beklentinin nereden geldiğini anlamak için iyi bir başlangıç noktası sunar.

Bir İnsandan Bir Köyün İşini Beklemek

Perel’in sık vurguladığı bir düşünce şudur: bir zamanlar bütün bir topluluğun, geniş ailenin ve komşuluğun karşıladığı duygusal ihtiyaçları, bugün tek bir kişiden bekler hâle geldik. Partnerimizin aynı anda en yakın dostumuz, sırdaşımız, sevgilimiz, yol arkadaşımız ve duygusal sığınağımız olmasını isteriz. Bu listeye çoğu zaman bir de “beni iyileştiren kişi” rolü eklenir. Tek bir ilişkinin bu kadar çok işlevi aynı anda taşıması, ister istemez ağır bir yük oluşturur.

Partner Neden Terapist Koltuğuna Oturur?

Bunun bir nedeni bağlanma ihtiyacımızla ilgilidir. Zorlandığımızda yakınlık kurduğumuz kişiye yönelmek, insan ilişkilerinin temel bir örüntüsüdür. Partnerimiz, duygularımızı düzenlerken başvurduğumuz ilk kişi hâline gelir. Bir başka neden, içsel meselelerimizi konuşabileceğimiz başka alanların azalmasıdır. Geniş aile bağlarının zayıfladığı, arkadaşlıkların seyrekleştiği bir dünyada partner, geriye kalan tek güvenli liman gibi görünebilir. Böylece ondan yalnızca sevgi değil, duygularımızı taşımasını da bekleriz.

Terapist ile Partner Aynı Şey Değildir

Bu beklenti anlaşılırdır; ama bir karışıklık da içerir. Terapötik ilişki asimetriktir: terapist kendi ihtiyaçlarını sürece taşımaz, tarafsız bir alan tutar ve karşılık beklemeden dinler. Oysa partnerlik karşılıklıdır. Partnerimizin de kendi yorgunluğu, kırılganlığı ve beklentileri vardır. Ondan sürekli tarafsız bir dinleyici, sabırlı bir kapsayıcı olmasını istediğimizde, çoğu zaman onu taşıyamayacağı bir role çağırmış oluruz. Bu da kırgınlık, suçluluk ve giderek büyüyen bir mesafe doğurur; zamanla ilişkilerde tekrar eden döngüler hâline gelir.

Beklentiyi Yeniden Düşünmek

Partnerimizden duygusal destek beklemek doğaldır; asıl sorun, ilişkinin tek başına bir terapi alanı yerine konmasıdır. Bir insanın bizim için her şey olmasını istediğimizde, çoğu zaman onu yetersiz kalmaya mahkûm ederiz. Duygusal ihtiyaçlarımızı tek bir ilişkiye yıkmak yerine dostluklara, ilgi alanlarına ve gerektiğinde profesyonel desteğe yaymak, ilişkiye nefes alanı açar. Terapi süreci, partnerimizden ne beklediğimizi ve bu beklentinin nereden geldiğini anlamak için ayrı bir alan açar. İlişki, bu yükü paylaştığımızda daha rahat nefes alır.

3 Likes
Önceki
Sonraki

İlgili Makaleler

Grup Terapisi
Grup Terapisi
11 Ocak 2024

"Ne olmadığımızı keşfetmemiz ne olduğumuzun keşfine giden bir adımdır." -...

Devamı
Kendini Tanıma Rehberi: 7 Günlük Kendine Dönüş
Kendini Tanıma Rehberi: 7 Günlük Kendine Dönüş
24 Eylül 2025

Kendini tanıma rehberi, duygularını, ihtiyaçlarını, sınırlarını ve iç sesini daha...

Devamı
Depresyondaki Partnerime Nasıl Yardım Edebilirim?
Depresyondaki Partnerime Nasıl Yardım Edebilirim?
22 Ocak 2025

Depresyondaki Partnerime Nasıl Yardım Edebilirim? Depresyon, kişinin ruh halini,...

Devamı
Zor Zamanlarda Psikolojik Dayanıklılık
Zor Zamanlarda Psikolojik Dayanıklılık
16 Kasım 2024

Psikolojik dayanıklılık, insanın zorlayıcı yaşam olayları karşısında hiç...

Devamı

Yapay zekâ artık yalnızca bilgi almak için kullanı Yapay zekâ artık yalnızca bilgi almak için kullanılan bir araç değil. Birçok kişi onunla konuşuyor, rahatlamaya çalışıyor, kendini anlamaya çalışıyor, hatta bazen terapi sürecine dair sorularını da ona taşıyor.
Bu bize önemli bir şey söylüyor:
İnsan yalnızca bilgi aramıyor; dinlenilmek, anlaşılmak ve bir açıklama bulmak istiyor.
Yapay zekâ bazı anlarda düşünceleri düzenlemeye, duyguları adlandırmaya ve kişiye kısa süreli bir destek hissi vermeye yardımcı olabilir. Fakat desteklenmiş hissetmek her zaman gerçekten anlaşılmak anlamına gelmez. Çünkü insanın iç dünyası yalnızca söylediği cümlelerden ibaret değil.
Bu yüzden önümüzdeki dönemde terapistler yalnızca danışanın insan ilişkilerini değil, teknolojiyle kurduğu ilişkileri de daha dikkatle anlamaya çalışacak gibi görünüyor.
Kaynak: American Psychological Association, Chatbots and Mental Health Survey, 2026.
#psikoloji
Partnerimizi çoğu zaman yalnızca sevdiğimiz kişi o Partnerimizi çoğu zaman yalnızca sevdiğimiz kişi olarak görmeyiz. Ondan bizi dinlemesini, sakinleştirmesini, anlamasını ve içimizdeki karmaşaya bir yön vermesini bekleriz.
Gün içinde biriken kaygıyı, kırgınlığı ya da çözemediğimiz düşünceleri eve taşırız. Bunları ilk olarak partnerimizle paylaşırız. Çünkü yakın ilişkiler, bağlanma ve güven ihtiyacımızın en görünür olduğu alanlardan biridir.
Ancak partner terapist değildir. Terapist, profesyonel bir konumdan dinler. Kendi ihtiyaçlarını sürece taşımaz. Tarafsız ve kapsayıcı bir alan kurar. Partnerlik ise karşılıklıdır. Partnerimizin de yorgunluğu, kırılganlığı, beklentileri ve sınırları vardır.
Bir insandan her şeyi beklediğimizde, ilişki ağırlaşır. Partnerimizi yetersiz kalacağı bir role çağırırız. Duygusal ihtiyaçlarımızı tek bir ilişkiye yüklemek yerine dostluklara, ilgi alanlarına ve gerektiğinde profesyonel desteğe de alan açmak ilişkiye nefes aldırır.
🌷
#psikoloji #ilişkiler
Aldatma sonrası güvenin yeniden kurulması, yalnızc Aldatma sonrası güvenin yeniden kurulması, yalnızca “özür dilemekle” mümkün olmaz. Özür önemli olabilir; fakat asıl belirleyici olan, aldatan kişinin kendi davranışını gerçekten anlamaya çalışıp çalışmadığıdır.
“Ama sen de…” diye başlayan savunmalar, aldatılan kişinin tepkisini abartılı bulmak ya da ilişki sorunlarını aldatmanın gerekçesi gibi sunmak, onarımı zorlaştırır.
Çünkü güven, ancak sorumluluğun gerçekten alındığı bir yerde yeniden kurulabilir.
Bu konuyu daha ayrıntılı ele aldığım “Aldatma Sonrası Güven Yeniden Kurulur mu?” başlıklı yazıyı tugceturanlar.com’da okuyabilirsiniz.
🌷 
#psikoloji
Sevilmek için neden bazen sesimizi kısar, ihtiyaçl Sevilmek için neden bazen sesimizi kısar, ihtiyaçlarımızı geri çeker, kendimizden vazgeçeriz?
Bu bölümde Küçük Deniz Kızı masalını; İngiliz Psikanalist Winnicott’ın gerçek/sahte benlik ayrımı ve Klinik Psikolog Dana Crowley Jack’in kendini susturma kavramı üzerinden ele alıyoruz. 
Çünkü bazen mesele aşk için fedakârlık değil; sevilmek uğruna kendi sesini kaybetmektir.
Yeni bölüm Spotify ve Apple Podcasts’te.
Yeni bölümlerden haberdar olmak için Seans Odası Sakinleri podcastini takip edebilirsiniz ❤️
#podcast #psikoloji
Travmatik bir deneyimi anlatmak neden iyileştirir? Travmatik bir deneyimi anlatmak neden iyileştirir?
Bu sorunun cevabı, “konuşmak iyi gelir”den çok daha derine gidiyor.
Psikanalitik perspektiften bakıldığında anlatı; zihnin ham halde tuttuğu, henüz tam olarak işleyemediği deneyimi daha düşünülebilir bir forma sokma girişimidir.
Adı konulamayan şey her zaman yok olmaz. Bazen semptom olarak, beden tepkisi olarak ya da ilişkilerde tekrar eden örüntüler olarak kendini göstermeye devam eder.
Anlatmak, bu döngüyü fark etmeye ve yaşanan deneyime başka bir yerden bakmaya yardım edebilir.
Ama iyileştirici olan yalnızca anlatmak değildir. Güvenli, duyulduğunuz ve yargılanmadığınız bir ilişki içinde anlatabilmektir.
#psikoloji
Bazı duygular yalnızca geçip gitmez; ilişkilerimiz Bazı duygular yalnızca geçip gitmez; ilişkilerimizde, seçimlerimizde, tekrar eden döngülerimizde iz bırakır.
Seans Odası Sakinleri’nde, bireysel terapi ve çift terapisi alanında çalışan bir klinik psikolog olarak insanın iç dünyası, ilişkileri ve kendini anlama yolculuğu üzerine düşüncelerimi paylaşıyorum.
Bazen bir ilişkinin içindeki görünmeyen döngülere, bazen travmanın bugüne bıraktığı izlere, bazen de çocukluktan taşınan bağlanma biçimlerine bakıyoruz.
Jung, Freud, çağdaş psikanalitik düşünce, masallar, filmler ve gündelik hayattan tanıdık duygular bu yolculukta bize eşlik ediyor.
🎙️ Seans Odası Sakinleri’ni Spotify, Apple Podcasts ve diğer podcast platformlarında dinleyebilirsiniz 🤍
Instagram'da takip et

  • KVKK Aydınlatma Metni
  • Web Sitesi Aydınlatma Metni
  • Çerez Politikası
  • uzmanpsikologtugceturanlar@gmail.com
  • 0532 053 39 92 WhatsApp üzerinden ulaşabilirsiniz

Adres

Kuloğlu Mah. Ağa Hamamı Sok. Yasemin Apt. No:14 D:1 Beyoğlu / İstanbul

Bu internet sitesinin içeriği ve uygulamaları, sadece bilgilendirme ve eğitim amaçlı olup, herhangi bir şekilde tıbbi öneri verme veya herhangi bir danışan sağlama amacı ile oluşturulmamıştır. Sitemizde yer alan alıntı ve görüşler açıkça belirtilmediği takdirde resmi görüşlerini yansıtmamaktadır.