Tuğçe Turanlar

  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Hizmetler
    • Bireysel Terapi
    • Çift Terapisi
    • EMDR Terapisi
  • Konular
    • İlişkiler ve Bağlanma
    • Kaygı ve Anksiyete
    • Travma ve Bedensel Bellek
    • Psikanalitik Düşünce
  • Podcast
  • İletişim

Tuğçe Turanlar

  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Hizmetler
    • Bireysel Terapi
    • Çift Terapisi
    • EMDR Terapisi
  • Konular
    • İlişkiler ve Bağlanma
    • Kaygı ve Anksiyete
    • Travma ve Bedensel Bellek
    • Psikanalitik Düşünce
  • Podcast
  • İletişim
  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Hizmetler
    • Bireysel Terapi
    • Çift Terapisi
    • EMDR Terapisi
  • Konular
    • İlişkiler ve Bağlanma
    • Kaygı ve Anksiyete
    • Travma ve Bedensel Bellek
    • Psikanalitik Düşünce
  • Podcast
  • İletişim

Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar

5 Eylül 2021 Yazar: Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar Psikanalitik Düşünce 0 Yorum

Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar

1986 yılında İstanbul’da doğan Tuğçe Turanlar, Bahçeşehir Üniversitesi Psikoloji Bölümünden (İngilizce) burslu olarak ve onur derecesiyle bir yıl erken mezun olmuştur. Klinik Psikoloji alanındaki uzmanlık eğitimini, “Travmatik Yaşantının Affedicilik ve Anlam Arayışına Etkisi; Kişilik Özellikleri ve Romantik İlişkiler Açısından İncelenmesi” başlıklı tezi ile tamamlamış olup, İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü Sosyal Bilimler Anabilim Dalında ikinci uzmanlık tez çalışmalarını sürdürmektedir.

İstanbul Üniversitesi Aile Danışmanlığı Sertifika Programını başarıyla tamamlayan Tuğçe Turanlar, bu süreçte teorik eğitim, uygulama ve süpervizyon çalışmalarına katılmıştır. Ayrıca Psikanaliz, Rorschach ve diğer projektif testler üzerine birçok kuramsal eğitimi Psike İstanbul, İstanbul Psikanaliz Derneği ve Rorschach ve Projektif Testler Derneği gibi önde gelen kurumlardan almıştır.

Akademik çalışmalarında, TÜBİTAK bursu kapsamında Doç. Dr. Neylan Ziyalar ve Doç. Dr. Mine Özaşçılar danışmanlığında yürütülen devlet destekli projelerde görev almıştır. Aynı zamanda Prof. Dr. Metehan Irak’ın liderliğindeki Beyin ve Biliş Araştırmaları Laboratuvarında iki yıl süreyle yarı zamanlı olarak çalışmıştır.

Psikodinamik yönelimli terapi temelinde birey, çift ve ailelerle 10 yılı aşkın süredir çalışan Tuğçe Turanlar, bireysel terapilerde psikanalitik yaklaşımı, çiftlerle çalışmalarında Gottman Çift Terapisi yöntemini ve travma terapilerinde EMDR yöntemini kullanmaktadır. Bunun yanı sıra, rüya analizlerini de terapötik süreçlerine entegre etmektedir.

EMDR Derneği üyesi olan Tuğçe Turanlar, 6 Şubat depremi sonrasında EMDR Derneği’nin Travma İyileştirme Grubu’na (TİG) bağlı olarak gönüllü psikolojik destek çalışmalarında yer almıştır.

Ayrıca, Profesyonel koç olarak ilişki, ebeveyn, kariyer ve yönetici koçluğu alanlarında danışanlarına destek sunmaktadır. Koçluk süreçlerinde, bireylerin hedeflerine ulaşmalarını ve potansiyellerini keşfetmelerini sağlama konusunda rehberlik etmektedir.

“Seans Odası Sakinleri” adlı podcastiyle, dinleyicilere psikoloji ve kişisel gelişim konularında rehberlik etmektedir. Podcast bölümlerinde ele alınan bazı konular arasında “Jung Ekolüyle Rüyalarımı Nasıl Analiz Ederim?”, “Travmatik Bağlanmanın Yedi Aşaması: İlişkideki Tehlikeli Döngü”, “Mevsimsel Depresyon: Kış Melankolisi”, “Borderline Annenin Çocuğu Olmak”, “Bir Başkası İçin Yaşamak: Fedakârlık Şeması” ve “Kırık Ayna: Ailenin Diğer Yüzü” gibi temalar yer almaktadır. Bu platform aracılığıyla, dinleyicilerine derinlemesine analizler ve pratik öneriler sunarak psikolojik farkındalık yaratmayı amaçlamaktadır.

Seanslarını, kurucusu olduğu Yule Psikoloji bünyesinde yüz yüze ve online olarak sürdürmektedir.

 


Uzmanlık Alanları

 

Depresyon, Yeme Bozuklukları, Bağlanma Sorunları, Anksiyete Bozuklukları, Bipolar Bozukluk, Travma Sonrası Stres Bozukluğu, Obsesif Kompulsif Bozukluk, Bağımlılık, Aile içi Şiddet, İlişki Sorunları , İş hayatındaki sorunlar, Çocukluk Çağı Travmaları, travmatik yaşam deneyimleri, yas ve kayıp, Ebeveyn Danışmanlığı, Sınav Kaygısı, Davranış Problemleri, , Ergenlik Sorunları, Boşanma Süreci sonrası çocuklarda uyum, Rüya analizi özellikle çalıştığı alanlar içerisindedir.

 

(Klinik Psikolog Meslek Ünvanı Sağlık Bakanlığı Tarafından Tescillenmiştir.)

 

Sertifikalar ve Seminerler

 

  • EMDR I. Düzey Eğitimi ve Süpervizyonları DBE/Emre Konuk
  • EMDR  II. Düzey Eğitimi Asena Yurtsever Enstitü AY
  • EMDR ile Yetişkinlerde Bağlanma Sorunları Üzerine Çalışmak – Asena Yurtsever – Enstitü Ay
  • EMDR R-TEP Eğitimi – Asena Yurtsever EMDR Derneği
  • EMDR’da Ustalaşmak- Disosiasyon ve Zor Vakalar- Şirin Atçeken-Tuba Akyüz
  • Gottman Çift Terapisi I. Düzey Eğitimi Psikoloji İstanbul
  • Prof. Dr. Doğan Şahin – Dinamik Psikoterapi Eğitimi
  • Psikodinamik Terapiler Merkezi- Psikodinamik Terapiler: Teori ve Uygulama
  • İstanbul Psikanaliz Derneği “Çocuk Psikanalizi Günleri – Annelik Halleri”
  • Psikanalist Talat Parman “Ergenlikte Yas ve Melankoli”
  • PSİKE İstanbul “Yeniden Psikanaliz Tartışmaları – İlk Görüşme: Psikanalizle Tanışma”
  • İstanbul Psikanaliz Derneği Ve PSİKE İstanbul “Yeniden Psikanaliz Tartışmaları – Düşler ve Düşlemler”
  • Psike İstanbul “Psikanalize Giriş Seminerleri”
  • Rorschach ve Projektif Testler Derneği “Rorschach Testi ve TAT Eğitimi” (2 yıl)
  • Prof. Dr. Doğan Şahin “Borderline Kişilik Örgütlenmesinin Epidemiyolojisi ve Terapötik Yaklaşım”
  • İstanbul Üniversitesi “Aile Danışmanlığı Sertifika Programı”
  • Nevin Dölek “Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi Eğitimi”
  • Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği “Terapötik Kartlar Eğitimi”
  • Oyun Terapileri Derneği “Çocuk Merkezli Oyun Terapisi Eğitimi”
  • Yeşilay “Pandemi ve Sonrasında Okul Fobisi ve Davranışsal Bağımlılıklarla Mücadele Eğitim Programı”
  • Yeşilay “Uyuşturucu Bağımlılığı ile Mücadele Günü – İyileşmek Mümkün”
  • Marmara Üniversitesi “Pedagojik Formasyon Sertifikası”
  • Dr. Ben Furman “Çocuk ve Ergenlerde Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi”
  • Prof. Dr. Hakan Türkçapar “ Bilişsel Davranışçı Terapi Üzerine Söyleyişi”
  • Dr. Öğretim Üyesi Özlem Haskan Avcı “Ergenlerde Psikolojik Danışma Becerileri ve Vaka Formülasyonu”
  • Doç. Dr. Elif Çelebi “Diyalektik Davranışçı Terapi”
  • Doç. Dr. Itır Tarı Cömert “Bilişsel Davranışçı Terapi Nedir Ne Değildir”
  • Dr. Klinik Psikolog Olcay Güner “Sanat Terapisi Üzerine Söyleyişi”
  • Doç. Dr. Itır Tarı Cömert “BDT Vaka Analizleri”
  • Prof. Dr. Hanna Nita Scherler “Gestalt Terapi Üzerine Söyleyişi”
  • Doç. Dr. Itır Tarı Cömert “Bilişsel Davranışçı Terapi Teknikleri”
  • ODTU-Bilgeiş “Zor İnsanlarla Başa Çıkma”
  • Psikoloji Enstitüsü “Çocuk Değerlendirme Testleri Uygulayıcı Eğitimi”
  • ADLER CE 1. Modül -Profesyonel Koçluğun Temelleri – 32 saat
  • ADLER CE 2. Modül – Koçluk’ta Dönüşüm ve İş Bağlamında Koçluk – 30 saat
  • ADLER CE 3. Modül – Koçluk’ta Derinleşme: Koçluk’ta Sanat – 30 saat
Önceki
Sonraki

İlgili Makaleler

Jung’un Kırmızı Kitabı: 5 Bölümlük Podcast Serisi
Jung’un Kırmızı Kitabı: 5 Bölümlük Podcast Serisi
22 Nisan 2026

Jung’un Kırmızı Kitabı, yalnızca psikoloji tarihinin dikkat çekici metinlerinden...

Devamı
Rüya Analizi: Freud ve Jung’un Karşılaştırmalı Görüşleri
Rüya Analizi: Freud ve Jung’un Karşılaştırmalı Görüşleri
29 Ekim 2023

Rüya Analizi Freud'a Göre Rüyalar Ne Anlama Geliyor? Hepimiz rüya görüyoruz,...

Devamı
Üst Düzey Savunma Mekanizmaları
Üst Düzey Savunma Mekanizmaları
5 Haziran 2024

Üst düzey savunma mekanizmaları, daha olgun ve adaptif yollarla içsel çatışmaları...

Devamı
Carl Gustav Jung ve Bilinmeyen Yönleri
Carl Gustav Jung ve Bilinmeyen Yönleri
21 Aralık 2024

Carl Gustav Jung, İsviçreli bir psikiyatrist ve psikanalist, psikolojiye...

Devamı

Instagram

Hiç ilk görüşte aşık oldunuz mu?
Bazen birine gerç Hiç ilk görüşte aşık oldunuz mu?
Bazen birine gerçekten değil, onun üzerindeki kendi hayalimize, özlemimize ya da eksik kalan bir parçamıza tutuluruz. Jung’a göre aşkın ilk dönemindeki bu büyülenmede projeksiyon önemli bir rol oynar; karşımızdaki kişiyi olduğu gibi değil, içimizde taşıdığımız imgeyle birlikte görürüz.
Bu bölümde aşkı, projeksiyonu, anima-animus kavramlarını ve Her filmi üzerinden kurduğumuz o ilk büyülenmenin neden bu kadar güçlü olduğunu anlatıyorum.
Bu sorunun cevabını Jung’un kavramları üzerinden daha derinlemesine dinlemek isterseniz, profildeki linkten Seans Odası Sakinleri podcastine ulaşabilirsiniz. Bölümü Apple Podcasts ve Spotify üzerinden dinleyebilirsiniz 🩵
#podcast #psikoloji
“Yeterince iyi olursam sevilirim” inancı, çoğu zam “Yeterince iyi olursam sevilirim” inancı, çoğu zaman çocuklukta duygusal olarak yeterince görülmemiş olmanın izlerini taşır. Duygusal olarak yeterince ulaşılabilir olmayan ebeveynlerle büyüyen çocuk, sorunu kendinde arar. Daha uyumlu, daha başarılı, daha sessiz ya da daha az talepkar olursa sevileceğine inanır. Bu strateji çocuklukta ilişkiyi koruyarak hayatta kalmayı sağlar; ancak yetişkinlikte kişinin kendi ihtiyaçlarını bastırmasına, ilişkilerde fazla sorumluluk almasına ve sürekli onay aramasına yol açabilir.
İyileşme, geçmişte hayatta kalmanızı sağlayan bu eski örüntüyü fark etmekle başlar. Yetişkinlikte sağlıklı ve güvenli bağlar kurmak; kusursuz bir rol yapmayı değil, kendi sınırlarınız ve ihtiyaçlarınızla sahici bir şekilde var olabilmeyi gerektirir. Unutmayın, sevgi kazanılması gereken bir ödül değildir. Değeriniz, ne kadar faydalı olduğunuzla değil; var olmanızla ilgilidir. 🩵
#psikoloji
Bazı yanlarımızı saklarız; çünkü onları kendimize Bazı yanlarımızı saklarız; çünkü onları kendimize yakıştıramayız.
Öfke, kıskançlık, kırılganlık ya da güç arzusu bazen ‘ben böyle biri değilim’ diyerek bilinçdışına itilir. Ama bastırılan şey kaybolmaz; çoğu zaman başka insanlarda bizi en çok rahatsız eden şey olarak geri döner. Jung buna gölge der. Dr. Jekyll ve Bay Hyde hikayesi de tam olarak bunu anlatır: insanın kendinden ayırmaya çalıştığı karanlık yan, yok olmaz; güçlenerek geri döner. 
Bu bölümde gölgeyi, projeksiyonu ve neden bazı yanlarımızı inkar ettiğimizi bu hikaye üzerinden anlatıyorum. 
Bu sorunun cevabını Jung’un gölge kavramı üzerinden daha derinlemesine anlamak isterseniz, profildeki linkten Seans Odası Sakinleri podcastine ulaşabilirsiniz. 
Bölümü Apple Podcasts ve Spotify’dan dinleyebilirsiniz 🎙️
#psikoloji #podcast
Yalnızlık, çoğu zaman tek başına olmaktan çok, sah Yalnızlık, çoğu zaman tek başına olmaktan çok, sahici bir yakınlık kuramamaktan doğar. Bu nedenle insan bazen kalabalıkların içinde, ilişkilerin ortasında ve sürekli iletişim hâlindeyken bile kendini derinden yalnız hisseder. 
Sorun her zaman çevrede kaç kişinin olduğu değildir; o ilişkilerin ne kadar güvenli, karşılıklı ve duygusal olarak taşıyıcı olduğudur.
Sosyal medya çağında bu ayrım daha da belirginleşti. İnsanlar hiç olmadığı kadar görünür, ulaşılabilir ve bağlantı içinde. Ancak bağlantının artması, yakınlığın da arttığı anlamına gelmiyor. Mesajlaşmak, birbirini izlemek ya da sürekli çevrimiçi kalmak; anlaşılma, görülme ve duygusal olarak karşılık bulma ihtiyacını her zaman karşılamıyor. Bu yüzden kişi çok sayıda ilişki içinde olsa bile, gerçek bir temas yaşamadığında yalnızlık sürüyor.
Yalnızlığı ağırlaştıran bir başka etken de, tek başına olmaya yüklenen anlamdır. Çünkü tek başınalık ile yalnızlık aynı şey değildir. Tek başına olmak kimi zaman içe dönüş, dinlenme ve ruhsal toparlanma alanı sunabilir. Yalnızlık ise ilişki içinde de hissedilebilen bir kopukluk hâlidir. İnsan her yalnız kaldığında zarar görmez; ama kendisi olarak var olamadığı ilişkiler içinde giderek daha fazla yalnızlaşabilir.
Bu yüzden yalnızlığı yalnızca daha fazla sosyalleşme ihtiyacı olarak görmek yeterli değildir. Bazen ihtiyaç duyulan şey daha çok insan değil, daha sahici temas; bazen de yakınlıkla, mesafeyle ve tek başınalıkla kurulan içsel ilişkiyi yeniden düşünmektir🌷
#psikoloji
Külkedisi Sendromu, kadınların bağımsızlığa karşı Külkedisi Sendromu, kadınların bağımsızlığa karşı geliştirdikleri bilinçdışı korkuyu ve bir başkası tarafından korunma, yönlendirilme ya da “kurtarılma” arzusunu anlatmak için kullanılan bir kavramdır. Bu nedenle, bir klinik tanıdan çok, belirli bir psikolojik ve toplumsal örüntüye işaret eder.
Bu örüntüde kişi, yaşamını dönüştürecek gücü kendi içinde değil, dışarıda aramaya başlayabilir. İlişkilerde partnerin idealize edilmesi, aşırı uyum sağlama, kendi benliğini geri plana itme ve güvende hissetmek için bir başkasının varlığına ihtiyaç duyma bu yapının sık görülen görünümlerindendir.
Kavramın dikkat çekici yanı, yalnızca bireysel psikolojiyle değil; masallar, kültürel anlatılar ve toplumsallaşma süreçleriyle de ilişkili olmasıdır. 
Külkedisi masalında olduğu gibi, kadın bekler, sabreder, uyum gösterir; değişim ise kendi eyleminden çok dışarıdan gelen bir figürle mümkün olur. Böylece bağımsızlık, özgürleştirici bir alan olmaktan çıkıp kaygı uyandıran bir alana dönüşebilir.
Psikodinamik açıdan bakıldığında ise bu örüntü, bağımsızlıkla ilgili çatışmalı duyguların bastırılması üzerinden de okunabilir.
🌷
#psikoloji
Beyaz Şövalye Sendromu, ilişkide sürekli kurtarıcı Beyaz Şövalye Sendromu, ilişkide sürekli kurtarıcı role geçmeyi anlatır. Kişi karşısındakini sevmekle yetinmez; onu toparlamaya, iyileştirmeye, taşımaya ve düzeltmeye de çalışır.
İlk bakışta bu, sevgi, fedakarlık ve bağlılık gibi görünebilir. Ama zamanla ilişki, iki kişinin birbirine eşlik ettiği bir alan olmaktan çıkıp birinin diğerini sürekli düzenlemeye çalıştığı bir yapıya dönüşebilir.
Bu dinamikte partnerin sorunları kişinin gündemine dönüşür, partnerin duyguları ise kendi sorumluluğu gibi hissedilir. Kimi zaman dışarıdan “çok ilgili” görünen tutumun altında, kaybetme korkusu ya da vazgeçilmez olma ihtiyacı da bulunabilir.
Oysa sağlıklı destek vermek ile kurtarıcı role geçmek aynı şey değildir. Destek vermek, karşı tarafın yerine yaşamak değil; yanında olurken yine de onun kendi ayakları üzerinde durmasına alan açmaktır.
Beyaz şövalye dinamiğinde ise bu denge bozulur. Bir süre sonra sevgi ile sorumluluk, şefkat ile yük taşıma birbirine karışır. Bu da ilişkide eşitliği zedeler; yorgunluk, kırgınlık ve bastırılmış öfke yaratabilir ❤️‍🩹
Çoğu zaman bu rol kötü niyetle değil, iyi niyetle başlar. Ama yine de şu fark önemlidir: Sevgi, birini taşımak değildir. Destek olmak, onun yerine yaşamak değildir. 
Yakınlık, birini kurtarma görevi değildir.
#psikoloji
Instagram'da takip et

Konular

  • İlişkisel Örüntüler
  • Bağlanma ve Yakınlık Sorunları
  • Travma ve Psikolojik İzler
  • Kişilik Yapıları
  • İçsel Çatışmalar ve Anlam Arayışı
  • Kaygı, Kontrol ve Aşırı Düşünme
  • Rüyalar ve Bilinçdışı Süreçler

Hızlı Erişim

  • Hakkımda
  • S.O.S Podcast
  • Spotify'da Dinle
  • Apple Podcasts'te Dinle
  • Bireysel Danışmanlık
  • Çift Danışmanlığı
  • İletişim

Yasal Uyarı

Bu internet sitesinin içeriği ve uygulamaları, sadece bilgilendirme ve eğitim amaçlı olup, herhangi bir şekilde tıbbi öneri verme veya herhangi bir danışan sağlama amacı ile oluşturulmamıştır. Sitemizde yer alan alıntı ve görüşler açıkça belirtilmediği takdirde resmi görüşlerini yansıtmamaktadır. Yazılı izin alınmaksızın kaynak gösterilerek dahi kullanılamaz.