
Depresyon İlişkiyi Nasıl Etkiler?
Depresyon yalnızca kişinin kendi iç dünyasında yaşadığı bir zorlanma değildir; çoğu zaman ilişkilere de yansır. Kişi kendini daha yorgun, isteksiz, umutsuz ya da duygusal olarak uzak hissedebilir. Daha önce keyif veren şeyler anlamını kaybedebilir; konuşmak, yakınlık kurmak ya da bir tartışmayı onarmak daha zor hale gelebilir.
Depresyon, sıradan bir üzüntüden farklıdır. Üzüntü genellikle belirli bir olayla ilişkilidir ve zamanla dalgalanır. Depresyonda ise çökkünlük, ilgi kaybı, enerji düşüklüğü, uyku ve iştah değişiklikleri, değersizlik ya da suçluluk duyguları daha kalıcı bir örüntüye dönüşebilir. Bu belirtiler çoğu zaman kişinin günlük işlevselliğini, ilişkilerini ve kendisiyle kurduğu bağı etkiler. Dünya Sağlık Örgütü depresif dönemin çoğu gün, en az iki hafta süren çökkün duygu durum ya da ilgi kaybıyla seyredebileceğini belirtir; NIMH de majör depresyonda çökkün duygu durum veya ilgi kaybının günlük yaşamı etkileyen temel belirtiler arasında yer aldığını açıklar.
İlişkide depresyon bazen sessizlik olarak görünür. Kişi partnerinden uzaklaşır, mesajlara geç döner, konuşmak istemez ya da birlikte yapılan şeylerden eskisi kadar keyif almaz. Bazen de depresyon daha fazla alınganlık, çabuk öfkelenme ya da kolay incinme şeklinde ortaya çıkar. Partner bu durumu “artık beni sevmiyor” ya da “benimle ilgilenmiyor” diye yorumlayabilir. Oysa bazen geri çekilmenin arkasında sevgisizlik değil, kişinin kendi içinde taşıdığı yorgunluk, boşluk ya da yetersizlik hissi vardır.
Bu noktada ilişki bir döngüye sıkışabilir. Depresyonda olan taraf geri çekildikçe, diğer taraf daha fazla yaklaşmaya, sormaya ya da kontrol etmeye çalışır. Bu yakınlaşma çabası bazen depresyondaki kişi için baskı gibi hissedilir ve daha fazla uzaklaşmaya yol açar. Böylece iki taraf da aslında bağlantı kurmaya çalışırken birbirini daha yanlış okumaya başlar.
Depresyonla baş etmek için profesyonel destek almak önemlidir. Psikoterapi, kişinin yaşadığı duygusal zorlanmayı anlamasına, düşünce ve ilişki örüntülerini fark etmesine yardımcı olur. Bazı durumlarda psikiyatri değerlendirmesi ve ilaç tedavisi de sürecin bir parçası olabilir; tedavi planı kişinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Amerikan Psikiyatri Birliği de depresyonda çökkünlük, ilgi kaybı, uyku/iştah değişiklikleri, yorgunluk, suçluluk ve odaklanma güçlüğü gibi belirtilerin görülebileceğini belirtir.
Çift terapisi ise depresyonun ilişkiye nasıl yansıdığını anlamak için destekleyici bir alan sunar. Amaç depresyonda olan kişiyi suçlamak ya da partneri “kurtarıcı” rolüne yerleştirmek değildir. Daha çok, iki kişinin bu zorlanmayı ilişkide nasıl yaşadığını, hangi noktalarda birbirini yanlış okuduğunu ve nasıl daha güvenli bir iletişim kurabileceğini birlikte anlamaktır.
Depresyonun ilişkiye etkileri ve terapi süreci hakkında genel bilgi almak için iletişim sayfası üzerinden ulaşabilirsiniz.
İlgili Makaleler
Şizoid Kişilik Bozukluğu Nedir?
Şizoid kişilik bozukluğu, kişinin yakın ilişkilerden belirgin biçimde uzak...
Trikotillomani (Saç Koparma Hastalığı) Nedir
Trikotillomani (Saç Koparma Hastalığı) Trikotillomani (Saç Koparma Hastalığı),...
Öfke Nasıl Yönetilir
Öfke, insanların hissettiği en temel duygulardan biridir. Bu duygu genellikle...
Serbest Çağrışım Nedir? Freud’un Tekniği Nasıl Uygulanır?
Serbest çağrışım, psikanalizin en temel ve en çok bilinen tekniklerinden biridir....



