<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Gölge arketipi arşivleri - Tuğçe Turanlar</title>
	<atom:link href="https://tugceturanlar.com/tag/golge-arketipi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://tugceturanlar.com/tag/golge-arketipi/</link>
	<description>Uzman Klinik Psikolog</description>
	<lastBuildDate>Fri, 08 May 2026 11:49:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://tugceturanlar.com/wp-content/uploads/2021/09/cropped-psikoloji-32x32.png</url>
	<title>Gölge arketipi arşivleri - Tuğçe Turanlar</title>
	<link>https://tugceturanlar.com/tag/golge-arketipi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Carl Gustav Jung ve Bilinmeyen Yönleri</title>
		<link>https://tugceturanlar.com/carl-gustav-jung/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Dec 2024 22:18:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikanalitik Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Analitik Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Bireysel psikoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[Freud]]></category>
		<category><![CDATA[Gölge arketipi]]></category>
		<category><![CDATA[Jung]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.tugceturanlar.com/?p=2533</guid>

					<description><![CDATA[<p>Carl Gustav Jung, İsviçreli bir psikiyatrist ve psikanalist, psikolojiye özellikle analitik psikoloji alanındaki katkılarıyla tanınır. Kolektif bilinçdışı, arketipler ve bireyselleşme gibi kavramları birçok kişi tarafından bilinse de, Jung’un yaşamı ve çalışmalarının daha az bilinen yönleri, onun etkisinin derinliğini ve karmaşıklığını ortaya koyar. 1. Jung’un Okült ve Mistik Geleneklere İlgisi Jung, okült ve mistik geleneklere derin [&#8230;]</p>
<p><a href="https://tugceturanlar.com/carl-gustav-jung/">Carl Gustav Jung ve Bilinmeyen Yönleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://tugceturanlar.com">Tuğçe Turanlar</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span>Carl Gustav Jung, İsviçreli bir psikiyatrist ve psikanalist, psikolojiye özellikle analitik psikoloji alanındaki katkılarıyla tanınır. Kolektif bilinçdışı, arketipler ve bireyselleşme gibi kavramları birçok kişi tarafından bilinse de, Jung’un yaşamı ve çalışmalarının daha az bilinen yönleri, onun etkisinin derinliğini ve karmaşıklığını ortaya koyar.</span></p>
<h4><span>1. </span><span><strong>Jung’un Okült ve Mistik Geleneklere İlgisi</strong></span></h4>
<p><span>Jung, okült ve mistik geleneklere derin bir ilgi duyuyordu. Bilinçdışını keşfetmenin, genellikle onun &#8220;numinosum&#8221; olarak adlandırdığı ilahi ya da ruhsal deneyimlere dalmayı içerdiğine inanıyordu. Jung’un kütüphanesi, simya metinleri, astroloji yazmaları ve mistik eserlerle doluydu; bunları psikolojik teorilerine entegre etti. </span><span><em>Kırmızı Kitap</em></span><span> (The Red Book) üzerindeki çalışmaları, onun mistik ve sembolik imgeler üzerindeki araştırmalarına canlı bir örnek sunar. </span></p>
<p><strong>Numinous</strong> kavramı, Carl Gustav Jung tarafından sıklıkla kullanılan bir terimdir ve ilahi ya da ruhsal deneyimlerle bağlantılı olarak bilinçdışının derinliklerini ifade eder. Bu terim, din bilimci Rudolf Otto&#8217;nun eserlerinden alınmıştır ve &#8220;büyüleyici bir korku ve saygı&#8221; uyandıran, insanın varoluşunun ötesinde bir gücü hissettiği deneyimleri tanımlar. Jung&#8217;a göre, numinous deneyimler, bireyin bilinçdışıyla bağlantı kurarak psikolojik ve ruhsal dönüşüm sürecinde önemli bir rol oynar.</p>
<p>Bu kavramı açıklamak gerekirse, bir kişi numinous bir deneyim yaşadığında, bu genellikle açıklanamayan ama güçlü bir ruhsal ya da duygusal çekim hissiyle kendini gösterir. Örneğin, bir kutsal mekânda hissettiklerimiz ya da bir sanat eserine baktığımızda duyduğumuz derin anlam duygusu, bu tür deneyimlere örnek olabilir.</p>
<p>Jung&#8217;un çalışmalarında bu kavram, hem bireysel hem de kolektif bilinçdışıyla bağlantının önemli bir parçası olarak görülür ve bireyin kendi varoluşunu daha geniş bir bağlama oturtmasına yardımcı olur.</p>
<h4><span>2. </span><span><strong>Modern Fiziğe Katkıları</strong></span></h4>
<p><span>Carl Gustav Jung, kuantum mekaniğinin öncülerinden fizikçi Wolfgang Pauli ile uzun süreli bir yazışma yürüttü. Tartışmaları, psikoloji ve kuantum fiziği arasındaki ilişkiyi, özellikle neden-sonuç ilişkisi olmayan anlamlı rastlantılar olarak tanımladığı senkronisite kavramını keşfetmeyi içeriyordu. Bu iş birliği, bilim ve beşeri bilimler arasındaki boşluğu doldurarak benzersiz bir disiplinler arası perspektif sundu.</span></p>
<h4><span>3.  <strong>Jung</strong></span><span><strong>’un Sanatsal ve Yaratıcı İfadeleri</strong></span></h4>
<p><span>Jung, karmaşık resimler ve mandalalar oluşturan yetenekli bir sanatçıydı. </span><span><em>Kırmızı Kitap</em></span><span>’ta yer alan birçok eser, onun için yalnızca terapötik bir yöntem olmakla kalmayıp, aynı zamanda bilinçdışı zihni keşfetme ve anlama yöntemi olarak da hizmet etti. Jung’un sanatsal girişimleri, yaratıcılık ve psikolojinin iyileşme yaklaşımındaki entegrasyonunu vurgular.</span></p>
<h4><span>4. </span><span><strong>Sigmund Freud ile Tartışmalı İlişkisi</strong></span></h4>
<p><span>Freud ve Jung başlangıçta yakın bir profesyonel ilişki paylaşırlarken, bilinçdışının doğasına dair farklı görüşleri dramatik bir ayrılığa yol açtı. Freud, öncelikle cinsel dürtülere odaklanırken, Jung daha geniş kavramları, özellikle ruhsallık ve kolektif arketipleri vurguladı. Bu farklılık, <a href="https://www.tugceturanlar.com/psikanalitik-psikoterapi/">psikanaliz</a> tarihindeki önemli bir anı işaret eden ilişkilerinde gerilim yarattı.</span></p>
<h4><span>5. </span><span><strong>Jung’un Kültürler Arası Psikolojide Öncü Rolü</strong></span></h4>
<p><span>Jung, farklı kültürlerdeki mitleri, sembolleri ve psikolojik uygulamaları keşfetmeye derin bir ilgi duyuyordu. Afrika, Hindistan ve Yerli Amerikan topraklarına yaptığı seyahatler, arketipler ve kolektif bilinçdışına dair teorilerini önemli ölçüde etkiledi. Jung’un çalışmaları, insan deneyiminin evrenselliğini vurgularken kültürel farklılıklara saygı duyuyordu.</span></p>
<h4><span>6. </span><span><strong>Jung’un Gölge Çalışmalarına Odaklanması</strong></span></h4>
<p><span><a href="https://www.tugceturanlar.com/golge-arketipi/">Jung’un gölge kavramı</a> bugün geniş çapta tartışılmakla birlikte, gölge çalışmasının pratik uygulamaları daha az bilinir. Jung, bireylerin kişiliklerinin karanlık yönleriyle yüzleşmelerini ve bunları bastırmak yerine entegre etmelerini teşvik etti. Bu sürecin, bütünlük ve bireyselleşmeye ulaşmak için gerekli olduğunu savundu.</span></p>
<h4><span>7. </span><span><strong>Popüler Kültür Üzerindeki Etkisi</strong></span></h4>
<p><span>Jung’un fikirleri, edebiyat, sanat ve sinema üzerinde derin bir etki bıraktı. Örneğin, <a href="https://www.tugceturanlar.com/arketipler-modern-psikolojideki-etkisi/">arketip teorisi</a>, modern hikaye anlatımında karakterlerin ve anlatıların inşa edilme şeklini şekillendirdi. Joseph Campbell’ın </span><span><em>Kahramanın Sonsuz Yolculuğu</em></span><span> (The Hero with a Thousand Faces) ve George Lucas’ın </span><span><em>Star Wars</em></span><span> serisi gibi eserler, Jungcu kavramlara çok şey borçludur.</span></p>
<h3><span>Sonuç</span></h3>
<p><span>Carl Jung’un çalışmaları, geleneksel psikolojinin sınırlarını aşar. Onun mistisizm, sanat, fizik ve kültüre yönelik araştırmaları, insan durumunu anlamaya adanmış çok yönlü bir zihni ortaya koyar. Jung’un yaşamının ve katkılarının bu daha az bilinen yönlerini inceleyerek, onun mirasını ve fikirlerinin kalıcı önemini daha derinlemesine takdir edebiliriz.</span></p>
<p>Carl Gustav Jung ve Bilinmeyen Yönleri</p>
<p>Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar</p>
<p>Yule Psikoloji</p>
<h3><span>Kaynaklar</span></h3>
<ul data-spread="false">
<li><span>Jung, C. G. (2009). </span><span><em>The Red Book: Liber Novus</em></span><span>. W. W. Norton &amp; Company.</span></li>
<li><span>Main, R. (2004). </span><span><em>The Rupture of Time: Synchronicity and Jung&#8217;s Critique of Modern Western Culture</em></span><span>. Routledge.</span></li>
<li><span>Shamdasani, S. (1998). </span><span><em>Jung and the Making of Modern Psychology: The Dream of a Science</em></span><span>. Cambridge University Press.</span></li>
<li><span>Campbell, J. (2008). </span><span><em>The Hero with a Thousand Faces</em></span><span>. New World Library.</span></li>
<li><span>Pauli, W., &amp; Jung, C. G. (1955). </span><span><em>The Interpretation of Nature and the Psyche</em></span><span>. Pantheon Books.</span></li>
<li><span>Stevens, A. (1990). </span><span><em>On Jung</em></span><span>. Penguin Books.</span></li>
</ul>
<p><a href="https://tugceturanlar.com/carl-gustav-jung/">Carl Gustav Jung ve Bilinmeyen Yönleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://tugceturanlar.com">Tuğçe Turanlar</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gölge Arketipi Nedir?</title>
		<link>https://tugceturanlar.com/golge-arketipi-nedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 09:30:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikanalitik Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Analitik Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Bireysel psikoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[Gölge arketipi]]></category>
		<category><![CDATA[Jung]]></category>
		<category><![CDATA[Online psikolog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.tugceturanlar.com/?p=2498</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gölge arketipi, Carl Gustav Jung’un analitik psikoloji kuramında insanın bilinçli benlik algısının dışında kalan yönlerini anlatmak için kullandığı temel kavramlardan biridir. Gölge; kişinin kabul etmekte zorlandığı, bastırdığı, reddettiği ya da kendine yakıştıramadığı duygu, düşünce, istek ve davranış örüntülerini temsil eder. Bu yönler her zaman “kötü” ya da “yıkıcı” olmak zorunda değildir. Öfke, kıskançlık, bencillik ya [&#8230;]</p>
<p><a href="https://tugceturanlar.com/golge-arketipi-nedir/">Gölge Arketipi Nedir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://tugceturanlar.com">Tuğçe Turanlar</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="392" data-end="721">Gölge arketipi, Carl Gustav Jung’un analitik psikoloji kuramında insanın bilinçli benlik algısının dışında kalan yönlerini anlatmak için kullandığı temel kavramlardan biridir. Gölge; kişinin kabul etmekte zorlandığı, bastırdığı, reddettiği ya da kendine yakıştıramadığı duygu, düşünce, istek ve davranış örüntülerini temsil eder.</p>
<p data-start="723" data-end="1036">Bu yönler her zaman “kötü” ya da “yıkıcı” olmak zorunda değildir. Öfke, kıskançlık, bencillik ya da saldırganlık gibi rahatsız edici duygular gölgenin parçası haline gelebildiği gibi; yaratıcılık, cesaret, özgüven, kendini ortaya koyma ya da spontanlık gibi olumlu özellikler de bastırıldığında gölgede kalabilir.</p>
<p data-start="1038" data-end="1347"><a href="https://www.tugceturanlar.com/jungun-kirmizi-kitabi/">Jung’un <em data-start="1046" data-end="1061">Kırmızı Kitap</em>ta</a> kendi iç imgeleriyle, korkutucu figürlerle ve bilinçdışı karşılaşmalarla kurduğu temas da gölgeyle yüzleşme fikrini anlamak için güçlü bir örnek sunar. Burada mesele yalnızca karanlık olanı bastırmak değil, insanın kendi içinde kabul etmekte zorlandığı yönlerle karşılaşabilmesidir.</p>
<p data-start="1349" data-end="1637">Örneğin sürekli uyumlu, nazik ve sorun çıkarmayan biri olmaya çalışan kişi, öfkesini ya da sınır koyma ihtiyacını kendinden uzaklaştırabilir. Fakat bastırılan bu yönler yok olmaz; ilişkilerde, rüyalarda, ani tepkilerde ya da başkalarına yönelik sert yargılarda yeniden görünür hale gelir.</p>
<h2 data-section-id="1eyalod" data-start="1431" data-end="1468">Jung’a Göre Gölge Ne Anlama Gelir?</h2>
<p data-start="1470" data-end="1775">Jung’a göre gölge, kişiliğin bilinçdışı tarafında kalan ve kişinin kendisiyle ilgili kabul etmekte zorlandığı yönleri içerir. İnsan, büyürken ailesinden, toplumdan ve kültürden bazı mesajlar alır: “Böyle olursan sevilirsin”, “bunu yaparsan ayıplanırsın”, “bu duygu tehlikelidir”, “bu yönün kabul edilmez.”</p>
<p data-start="1777" data-end="2074">Zamanla kişi, kabul görmeyen özelliklerini bilinçli benlik algısının dışına iter. Böylece “ben böyle biri değilim” dediği yönler gölgede birikir. Ancak gölge tamamen ortadan kalkmaz. Kişinin ilişkilerini, seçimlerini, öfkesini, korkularını ve başkalarına yönelik yargılarını etkilemeye devam eder.</p>
<h2 data-section-id="1u7gmer" data-start="2076" data-end="2107">Gölge Arketipi Nasıl Oluşur?</h2>
<p data-start="2109" data-end="2538">Gölgenin oluşumunda çocukluk deneyimleri, aile tutumları, kültürel beklentiler ve kişinin kendisiyle ilgili geliştirdiği imaj önemli rol oynar. Çocukken öfkesini gösterdiğinde cezalandırılan biri, yetişkinlikte öfkeyi tehlikeli bir duygu gibi yaşayabilir. Sürekli güçlü olması beklenen biri, kırılganlığını saklamayı öğrenebilir. Başarılı olması üzerinden değer gören biri, yetersizlik hissini kendinden uzak tutmaya çalışabilir.</p>
<p data-start="2540" data-end="2828">Bu süreçte kişi bazı duyguları “bana ait değil” diye dışarıda bırakır. Ancak bastırılan her duygu geri dönmenin bir yolunu bulur. Bazen bedensel gerilim olarak, bazen ilişkilerde tekrar eden çatışmalar olarak, bazen de başkalarında tahammül edemediğimiz özellikler olarak karşımıza çıkar.</p>
<h2 data-section-id="1xu93zo" data-start="2830" data-end="2862">Gölge Kendini Nasıl Gösterir?</h2>
<p data-start="2864" data-end="2922">Gölge arketipi çoğu zaman doğrudan değil, dolaylı yollarla görünür.</p>
<p data-start="2924" data-end="3254">En sık görülen yollardan biri <strong data-start="2954" data-end="2966">yansıtma</strong>dır. Kişi kendinde kabul etmekte zorlandığı bir özelliği başkasında görür ve ona yoğun tepki verir. Örneğin kendi öfkesini kabul edemeyen biri, başkalarını sürekli “fazla agresif” bulabilir. Kendi kıskançlığını fark etmekte zorlanan biri, çevresindeki insanları kıskançlıkla suçlayabilir.</p>
<p data-start="3256" data-end="3525">Bir diğer işaret, bazı kişilere ya da durumlara verilen aşırı duygusal tepkilerdir. Bazen birinin davranışı bizi yalnızca rahatsız etmez; orantısız bir öfke, tiksinti, küçümseme ya da huzursuzluk yaratır. Bu yoğun tepki, gölgede kalan bir parçaya temas ediyor olabilir.</p>
<p data-start="3527" data-end="3769">Rüyalar da Jungcu düşüncede gölgenin görünür olduğu alanlardan biridir. Rüyalardaki rahatsız edici figürler, karanlık mekânlar, tehditkâr kişiler ya da tanımadığımız yönler, bazen kişinin bilinçdışında kalan taraflarıyla ilişkilendirilebilir.</p>
<h2 data-section-id="y0lzbu" data-start="3771" data-end="3792">Gölge Arketipi ve İlişkiler</h2>
<p data-start="3794" data-end="4043">Gölge en belirgin biçimde yakın ilişkilerde ortaya çıkar. Çünkü ilişkiler, kişinin yalnızca sevgi ve yakınlık ihtiyacını değil; kıskançlık, kontrol, değersizlik, öfke, kırılganlık ve terk edilme korkusu gibi daha zor duygularını da harekete geçirir.</p>
<p data-start="4045" data-end="4307">Kişi kendinde kabul edemediği bir yönü partnerine yansıtabilir. Kendi bağımlılık ihtiyacını görmek istemeyen biri, partnerini “çok muhtaç” olmakla suçlayabilir. Kendi kontrol ihtiyacını fark etmeyen biri, partnerinin sınır koymasını bencillik gibi algılayabilir.</p>
<p data-start="4309" data-end="4562">Bu nedenle gölgeyi anlamak, ilişkilerde tekrar eden çatışmaları daha dikkatli değerlendirmeye yardımcı olur. Sorun her zaman yalnızca karşı tarafın davranışı değildir; bazen o davranışın bizde hangi bastırılmış duyguya temas ettiğini de anlamak gerekir.</p>
<h2 data-section-id="wrefww" data-start="4564" data-end="4597">Gölgeyle Çalışmak Ne Demektir?</h2>
<p data-start="4599" data-end="4811">Gölgeyle çalışmak, kişinin kendindeki her dürtüyü doğrudan yaşaması ya da her duyguyu haklı bulması anlamına gelmez. Aksine, kişinin kendinde görmek istemediği yönleri daha dürüst ve dikkatli biçimde tanımasıdır.</p>
<p data-start="4813" data-end="4853">Bu süreçte kişi şu sorularla karşılaşır:</p>
<ul data-start="4855" data-end="5171">
<li data-section-id="1h1hxkw" data-start="4855" data-end="4915">Başkalarında en çok hangi özelliklere tahammül edemiyorum?</li>
<li data-section-id="1xq1skk" data-start="4916" data-end="4959">Hangi duyguları kendime yakıştıramıyorum?</li>
<li data-section-id="qp1bzu" data-start="4960" data-end="5012">Hangi durumlarda gereğinden fazla tepki veriyorum?</li>
<li data-section-id="nnb915" data-start="5013" data-end="5095">Kendimde kabul etmekte zorlandığım ama tekrar tekrar karşıma çıkan yönler neler?</li>
<li data-section-id="f6f2fs" data-start="5096" data-end="5171">“Ben asla böyle biri değilim” dediğim yerlerde neyi dışarıda bırakıyorum?</li>
</ul>
<p data-start="5173" data-end="5271">Bu sorular kişiye tanı koymak için değil, iç dünyasını daha yakından anlamak için kullanılmalıdır.</p>
<h2 data-section-id="1rcnmji" data-start="5273" data-end="5308">Gölgeyi Anlamak Neden Önemlidir?</h2>
<p data-start="5310" data-end="5547">Gölge arketipini anlamak, insanın kendisine daha bütünlüklü bakmasını sağlar. Kişi yalnızca onayladığı, sevdiği ve göstermek istediği yönlerden oluşmaz. Korktuğu, sakladığı, bastırdığı ve utandığı taraflar da psikolojik bütünlüğün bir parçasıdır.</p>
<p data-start="5549" data-end="5856">Gölgeyle temas etmek her zaman kolay değildir. Çünkü kişi çoğu zaman kendi hakkında kurduğu iyi, uyumlu ya da güçlü imajın dışında kalan yönlerle karşılaşır. Ancak bu karşılaşma, kişinin <a href="https://www.tugceturanlar.com/uzmanlik-alanlari/iliskilerde-tekrar-eden-donguler/">ilişkilerdeki tekrarlarını</a>, ani tepkilerini ve başkalarına yönelik sert yargılarını anlaması için değerli bir alan açar.</p>
<p data-start="5858" data-end="6120">Jung’un gölge kavramı, insanın yalnızca aydınlık yanlarını değil, karanlıkta bıraktığı yönlerini de tanıması gerektiğini hatırlatır. Bu tanıma süreci, kişinin kendisiyle ve başkalarıyla daha dürüst, daha esnek ve daha gerçekçi bir ilişki kurmasına yardımcı olur.</p>
<p data-start="5858" data-end="6120"><strong data-start="319" data-end="339">Podcast Önerisi:</strong><br data-start="339" data-end="342" />Gölge arketipi üzerine daha fazla düşünmek isterseniz, <em data-start="397" data-end="428">Seans Odası Sakinleri (S.O.S)</em> podcastinde yer alan <strong data-start="450" data-end="489">“<a href="https://podcasts.apple.com/tr/podcast/neden-karanl%C4%B1k-yan%C4%B1m%C4%B1z%C4%B1-saklar%C4%B1z-jung-g%C3%B6lge-ve-dr-jekyll/id1713905576?i=1000763297154&amp;l=tr">Neden Karanlık Yanımızı Saklarız?</a>”</strong> bölümünü dinleyebilirsiniz.</p>
<p>Ek Kaynak:  Gölge arketipi hakkında temel kavramları daha ayrıntılı incelemek için Daryl Sharp’ın <em data-start="258" data-end="272">Jung Lexicon</em> çalışmasındaki <a href="https://www.psychceu.com/Jung/sharplexicon.html">Shadow </a>maddesini inceleyebilirsiniz.</p>
<p><a href="https://tugceturanlar.com/golge-arketipi-nedir/">Gölge Arketipi Nedir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://tugceturanlar.com">Tuğçe Turanlar</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
